Orijinalini görmek için tıklayınız : discus akvaryumuna bitki
arkadaşlar yine aynı konu gibi ama bitkileri su bitkisi olarak düşünmüyorum okuduğum yazılarda hep bitkili discus akvaryumunda discusların yeterince gelişemeyeceği yada bitkilerin sadece show akvaryumlarında kullanıldığı yazıyordu bende http://www.bilyap.com.tr/magazin/mag4/akvaryum1S4.php bu yazıdaki biyotop akvaryumunda olduğu gibi bitkileri japon şemsiyesi, bambu gibi su dışında gelişecek şekilde şeçtim böylece bitkilerin kökleri vasıtasıyla nitratı ve amonyağı sudan alacağını düşündüm. Sudaki japon şemsiyeleri sıcaklığa aldırmadan kök çıkarttılar daha önce aldığım bambularım vazoda öldükleri için akvaryuma bambu koymak yerine su kenarlarında bol bol gördüğüm ve antalyada pek çok yere ekildiğini gördüğüm hasır kamışlarının küçüklerini kökleri su içinde kalacak şekilde sabitledim. zamanla kökler dahada uzayarak dibe kadar inecek ilginç bir dekor olur belki bu şekilde yaşayabilecek başka bitkilerden (papirus bitkisinden bahsediliyor nasıl bir bitkidir bilmiyorum ama) ekleyebilirim. Zamanla biraz paludaryumumsu birşey çıkacak diye tahmin ediyorum. Bu konularda kimse deneme yaptımı yoksa boşamı kürek çekiyorum yoksa gittiğim yol yol değilmi yol yakınken dönmelimiyim :D
Arkadaşım vericegim likteki videoyu izlersen sanırım yardımcı fikir olur.
http://www.vtunnel.com/index.php/1010110A/f277b0a11897264ab5d842e51d1fba2ac9cbd66c9bd642387a 94b97a06b38ebcb21bdeb72acabdc318225
bu verdiğiniz linkte video göremedim varda benmi bulamadım. Yardımcı olursanız memnun olurum.
arkadaşlar yine aynı konu gibi ama bitkileri su bitkisi olarak düşünmüyorum okuduğum yazılarda hep bitkili discus akvaryumunda discusların yeterince gelişemeyeceği yada bitkilerin sadece show akvaryumlarında kullanıldığı yazıyordu bende http://www.bilyap.com.tr/magazin/mag4/akvaryum1S4.php bu yazıdaki biyotop akvaryumunda olduğu gibi bitkileri japon şemsiyesi, bambu gibi su dışında gelişecek şekilde şeçtim böylece bitkilerin kökleri vasıtasıyla nitratı ve amonyağı sudan alacağını düşündüm. Sudaki japon şemsiyeleri sıcaklığa aldırmadan kök çıkarttılar daha önce aldığım bambularım vazoda öldükleri için akvaryuma bambu koymak yerine su kenarlarında bol bol gördüğüm ve antalyada pek çok yere ekildiğini gördüğüm hasır kamışlarının küçüklerini kökleri su içinde kalacak şekilde sabitledim. zamanla kökler dahada uzayarak dibe kadar inecek ilginç bir dekor olur belki bu şekilde yaşayabilecek başka bitkilerden (papirus bitkisinden bahsediliyor nasıl bir bitkidir bilmiyorum ama) ekleyebilirim. Zamanla biraz paludaryumumsu birşey çıkacak diye tahmin ediyorum. Bu konularda kimse deneme yaptımı yoksa boşamı kürek çekiyorum yoksa gittiğim yol yol değilmi yol yakınken dönmelimiyim :D
Merhaba DFC ye hoşeldiniz profilinizden ad soyad ve şehir bilgilerinizi girmenizi rica edeceğim,
Buna benzer bir konuyu aşağıdaki linkte tartışmış konuşmuştuk, belki size fikir verebilir...
http://www.discusfunclub.com/showthread.php?t=429
belkide başlıkta yazdıklarımı oraya taşımalıyım.
bu verdiğiniz linkte video göremedim varda benmi bulamadım. Yardımcı olursanız memnun olurum.
youtube den h&k discus yazıp yanda cıkan pencerelerden sarı bulanık iki üç su görüntüsü cıkacak tıklarsan sualtı çekimini ve discusun yomurtlayışını ve yavrularını gezdirişini seyredebilirsin.
herkes izlemeliymiş vahşi türler çok güzeller. Bu akvaryuma birde mangrov ağaçları eklenmeli sanırım ama bir keresinde bir arkadaştan 3 kök mangrov almıştım kış mevsimi kargoda çok kaldığı içinmi bilmiyorum getirip suya koyduğumda hepsi kurumuştu yanlış bendemiydi yoksa yoldamı bu hale geldi başka birşeymi olmuştu anlayamamıştım. Bu bitkileri oturttuktan sonra bi arkadaştan yaprakları çıkmış bir parça mangrov alarak yeniden denemek istiyorum.
Video yu sanırım izledin suyun rengini içindekilerini gördün.Benden nacızane bir öneri discus akvaryumuna sudan başka birsey ekleme,dersenki sov tankı yapıcam akvaryumu kurup 3 ay sonrada tam oturunca balıkları naklet derim.
Tavsiyeniz için teşekkür ederim. Amacım show tankı yapmak değil, sadece bitkilerin kökleri vasıtasıyla nitratın uzaklaştırılmasını sağlayabilmek ve daha etkin filtrasyon sağlanması yoksa su bitkileri ekleyerek daha güzel daha zengin bir görüntü oluşturmak o bitkilerin etkin şekilde beslenmelerini sağlamak için çalışmak değil.
Sayın özgür,
Suda çok mükemmel fıltrasyon yaparken suyun tüm yarayan maddelerinde kaybı söz konusu olacagından.belli periotlarla dip cekimi ve taze su takviyesi cok daha mükemmel sonuçlar verecektir.yagmur ormanlarında laylon brandalarla topladıkları suları tanklara verip filtreye gereksinim duymadan balık yetiştiriyorlar.filtrasyon genellikle sov tanklarında kullanılan bir sistem.Okadar üretici web ziyeretlerinde filtrasyon görmedim desem yalan olmaz,devamlı dip cekimi ve taze su ilavesi yapılıyor.
Saygılar,
Sayın özgür,
Suda çok mükemmel fıltrasyon yaparken suyun tüm yarayan maddelerinde kaybı söz konusu olacagından.belli periotlarla dip cekimi ve taze su takviyesi cok daha mükemmel sonuçlar verecektir.yagmur ormanlarında laylon brandalarla topladıkları suları tanklara verip filtreye gereksinim duymadan balık yetiştiriyorlar.filtrasyon genellikle sov tanklarında kullanılan bir sistem.Okadar üretici web ziyeretlerinde filtrasyon görmedim desem yalan olmaz,devamlı dip cekimi ve taze su ilavesi yapılıyor.
Saygılar,
peki sistemimizde kullandığımız sump veya dış filtrenin sizce bir değeri yokmu yada kullanılmasa da olur hatta kullanılmasa daha iyi olur mu demek istiyorsunuz? Birde yağmur ormanlarındaki su ile bizim musluk suyumuz kıyaslandığında (suyunda arsenik gibi zararlı bileşenler olan şehirleri konu dışı tutalım) bizim suyumuzun besleyici öğeler yönünden yani iz elemenler ve madensel tuzlar yönünden çok daha yoğun olduğunu düşünüyorum. Burda discus akvaryumlarında su koşullarını sağlamak için RO cihazı veya genelde RO yapılmış Turkuaz su gibi suları kullanıyoruz bu suların özelliği sertlik oluşturan ca++, Mg++ iyonlarını iyon değişimi yoluyla sudan ayırmak sudaki partikülleri süzerek daha yumuşak bir su elde etmek değil mi? O zaman sudaki iyonlar ve birçok faydalı diyebileceğimiz element sudan ayırlmış olmadımı zaten discusların yaşama ortamındaki su böyle yumuşak bir su ise (ki zaten amazonlardaki sular çok besleyici sular değildir) o zaman discuslar su üstü bitkilerinin köklerinin sudan emeceği şeylerden neden rahatsız olsunlar. Aslında zaten aldığımız kaliteli yemlerin hepsinde sudaki elementlerin miktarı önemsenmeksizin yeterli miktarda mineral katkısı ilave edilmiş olarak satılıyor Yemler balıkların bu ihtiyaçları yemlerden karşılayabilmeleri gerektiği düşünülerek ana besin maddesi olarak geliştiriliyor.
Dünyada ro dan başka mükemmel filtrasyon yok bu mükemmelligin sudaki minarel kayıplarından bahisle dip cekiminden sonra su takviyesinin daha mukemel olurunu konuştuk.daha dogrusu en mükemmel filtrasyonda taze suyun yerini tutmayacagı bahsinden yola cıktık.Bensana filtre yapma demedim bensana filtre kötü hiç demedim sen anlamak istedigini almışsın .Benim bilgim buraya kadar kusura bakma
Kusura bakacak bir şey yok fikrimi söylüyorum. Evet ro en iyi filtrasyonu sağlıyor tabii ama benim düşünceme göre sürekli su değişimi yapılmasına dayanan bir sistem gerçekten doğru ve akvaryum mantığına yakışan bir sistem değildir. Belirttiğiniz gibi sürekli yağmur ormanlarından toplanan suyu akvaryumlarımıza aktarıyorsak veya sürekli RO'dan su elde edip elimizdeki suyu döküyorsak fitrasyon yapmıyor bir döngü oluşturmuyorsak gerçekten bu hobiyi hakkıyla yerine getirmediğimizi düşünüyorum. Bence akvaryum denen sistem sadece betta'ların kavanozu gibi içinde su olan bir cam kap olmamalı kendi kendine yeten bir sistem olmalı. Beni bu hobiye bağlayan da zaten balıklarının güzelliğinin yanı sıra akvaryumun tamamının birbiri ile uyumu ve bütünlüğü. Discus akv'dan önce deniz akvaryumu ile uğraştığım için işin kimyasına ve döngüye daha fazla önem veriyorum. Deniz akvaryumu gibi hassas bir sistemde bile aylarca o suyu akvaryumda kullanıyordum oradaki omurgasızların su şartlarına hassaslığı nedeniyle bu değişimleri titizlikle izlemem gerekiyordu. Deniz akvaryumlarında nitrat döngüsünü sağlamak çok önemli bir konu amonyağın miktarının 1mg'ın altında olmasını sağlamak için çok iyi filtrasyon gerekiyor ayrıca atıkların azot döngüsüne hiç girmeden uzaklaştırılmasını sağlamak için protein skimmer'ı kullanıyordum böylece o döngüye giren besin maddesi miktarını minimum seviyede tutmaya çalışıyordum çünkü azot döngüsü denen şeyin akvaryumda kurulması çok zor nitrata kadar dönüşüm sağlanıyor ama nitrattan azota doğru olan dönüşümü sağlayan bakteriler oksijensiz ortam bakterileri ışıksız ortamda yaşayan canlılar (yani kumun içinde altlarda bir yerlerde olmalılar) bioball'lar ise genel olarak akvaryumu nitrat deposu yapmaktan başka bir işe yaramayan maddeler bu yüzden nitratın olduğu gibi sudan alınıp kullanılmasını sağlayacak canlılar kullanmalıyız bunu deniz akvaryumunda caulerpa isimli alg ve xenia isimli canlı ile sağlıyoruz. Buradaki sistemde ise biolojik döngü diye bişey yok suyu alıp, atıp yenisini koyuyoruz dış filtrelerimizin bu iş için yeterli olacağını hiç düşünmüyorum çünkü çok küçük bir hacim ve tutunma yüzeyi çok az debi yüksek bu ortamda nitratı azota dönüştüren bakteri grubunun barınma imkanı çok sınırlı deniz akvaryumunda yeterli tutunma yüzeyi olması için bol miktarda canlı kaya dediğimiz (yani denizden toplanmış üzerinde bakteri ve tekhücreli kültürü barındıran) kayalardan koyuyorduk benim 240 litrelik akvaryumumda 20 - 25 kilo civarında canlı kaya vardı ve bu haliyle yetersiz bir miktardı. Discus akv.'larında genelde cama cam bir akv hazırlıyoruz dibini ya boş yada güzel bir görüntü için ince bir kum ile dolduruyoruz birde kütük parçası koyuyoruz bu kadar tabii ki kaya koymak discuslar için uygun değil protein skimmer'ı gibi bir toplayıcı sistem olmadığı için atıklar doğruca dış filtrenin içine gidiyor orada da elyafa yapışıp çürümeye başlıyorlar ve bize o suyun bozulmadan atılmasından başka bir çare kalmıyor.
Bu yazıyı okuyanlar muhtemelen aklından aman ne gerek var suyu döker yenisini koyarsın ne anlatıyorsun diye geçiriyordur ama elimizde deniz akvaryumlarındakinden on kat daha yüksek nitrat değerlerine toleranslı balıklar, nitrat bakterilerinin çok daha rahat üreyip çoğalacağı su şartlarına sahip (neticede tatlı su) bir ortam varken bunu yapmayıp suyu ısraf etmek, bence daha da önemlisi kovadaki balıktan pek bir farkı olmayan bir ortam yerine doğayı simule edecek kendi kendine yeten bir akvaryumu oluşturabilmek daha doğru. Ro cihazını ilerde akvaryumumun içindeki suyu tekrar tekrar kullanabileceğim şekilde filtre etmek için kullanabileceğim bir sistem kurmam iyi olur. Bunun yanında kullandığım bitkilerle de nitratın sudan uzaklaşmasını sağlayacağım.
Sayın özgür,
söylediklerine katıldıgım birçok yer var.Yanlız surda takılma yer yüzünde hiçbir filtre mükemmel degildir .Adı üstünde filtre alır,eler dönüstürür ve verir.Tüm discus makalelerinde dogal yaşam alanlarında didscusun üzerine degen su bir daha degmediginden bahisle yola cıkıp .Filtrenin yok ettigi suda tükenen minarelleri taze su ilaveleriyle tanka aktarma cabasında oluyoruz.Devamlı takip ederek amozonlara benzemeye veya bizim sularımıza alıştırmaya çalışıyoruz.amozonlarda filtre kullanılmıyo ısıtıcı kullanılmıyo sebebi zaten su döngüsü 28-30 derece aynı nehir yataklarından su ve yagmur takviyesiyle yetiştiriyorlar.Bizde o suyok bizde o ısılar sabit hiç degil mecburen filtre ve su takviyesine baş vuruyoruz.
Sonunda bazı askari müştereklerde anlaşmaya başladık :). Tabii ki hiç bir filtre mükemmel değildir. Doğanın sahip olduğu ama bizim için pahalı olan en güzel filtre yağmurun yerini tutacak bir filtre imal edilene kadar RO ile yetineceğiz. fakat anlaşamadığımız konu filrasyona bakışımız siz filtrasyonu taze suyun yerini tutması açısından ele alıyorken ben eski suyun kullanım ömrünü uzatması olarak görüyorum. Bitkilerin nitratı tutmasını ise en maliyetsiz ve işini iyi yapan sistem olarak görüyorum. Yani günlük su değişimleri ve haftalık komple su yenileme yerine aylık su değişimi haftalık yenileme hatta su değerleri izin verirse daha uzun aralarla su değişimi yapmamıza izin veren bir sistem kullanmak daha verimli olacaktır. Yani 100 watt'lık ampul kullanmak yerine 20 watt'lık 5 tane tasarruflu ampul kullanmak gibi. Su değişimi süresini 5'te birine indirebilirsem suyu çok daha tasarruflu kullanacağız bunu sadece su parası olarak düşünmeyin. Isıtıcılarla ilgili bir şey söylemek mümkün değil tabiiki. Bu bahsetmiş olduğunuz mineral dengesi konusuna çok fazla takılmaya gerek olmadığını yemler ve katkılarla rahatlıkla aşılacağını düşünüyorum. Bahsettiğim deniz akvaryumunda 6 ay aynı suyu sadece ca, mg, stronsiyum katkılarıyla Ph ve Kh yükseltici ve fosfat tutucu ilaveleriyle kullanabiliyordum. Bu balıkların suyuna Kh arttırıcı kalsiyum, magnezyum katkıları eklemek gerekmiyor zaten suda bu bileşiklerin olması istenmeyen bir durum suyun fazla sert olmaması gerekiyor (deniz akvaryumlarının tam tersi yani) bu durumda eğer aynı şekilde suda bir denge oluşturabilirsem burada da suyu uzun süre kullanacağıma inanıyorum. Bitkilerimi akvaryuma yumru ve gövdesi olarak koyduğum için yaprak çıkartmalarını beklemem gerekti yeni yeni kendilerine geldiler bitkilerim kök ve yapraklarını çıkarttıktan sonra ve bitkilerin yavaş yavaş sudaki azot bileşiklerini yok edeceğini umuyorum.
Özgür bey, evveliyatınızın tuzlusu tankı olması sizi bu şekilde bir ekosistem, biotop kurmaya yönlendirmesi normal, bahsettiğiniz şekilde aylık ve daha uzun süreli su değişimi yapılan, sudaki nitrojen döngüsünü bitkilerin ve bakterilerin sağlayacağı bir sistem kurmanızı ve neticeyi bizlerle resimli bir anlatımla yapmanızı isterim, yanlız 6-7 cm lık discuslar ile bu serüvene başlarsanız, emin olun hiç bir zaman 18-20cm lık tabak gibi discuslara sahip olamazsınız, istenilen güzellikte form'u ve sağlık koşularını yakalayamazsınız, discus bakımını tuzlusu akvaryumu bakımı ile özdeşliştirmek veya Tunç beyin karides ve dariolarla( http://www.bilyap.com.tr/magazin/mag4/akvaryum1S4.php ) japon şemsiyesi eşliğinde kurduğu biotop ile özdeşleştirmekle yanılgıya düşmüş olursunuz, bu şekilde bir sistemde discus yaşatabilrsiniz, ama güzel form ve sağlıkta discuslara üzünüm sahip olamazsınız, eğer olunabilseydi, ben ve dünyadaki binlerce discus bakıcısı her allahın günü 100 lerce litre suyu değiştirerek emek sarfediyor olmazdık buna inanın gerçek güzellikteki renk desen sağlık ve forma sahip discus için yapılması gereken tek bir şey var oda mümkün olduğunca sık su değişimi (sudan sıklıkla amnoyağın atılması) dir. Bunun dışında 100 kg siporax ile biyolojik filtrede kursanız, tankı bambularla bitkilerlede doldursanız, bu su değişiminin yerini tutmuyor dediğim gibi tutsa idi uzakdoğulu üreticiler ve avrupalı üreticiler hergün temizlik su değişimi için gereken iş gücünün yerine bitkileri ve filtreleri tercih ederdi, ama siz derseniz ki, ben 10-14 cm discuslar alacağım ve bitkili bir ekosistem kuracağım, bu şekilde bir sistem kurabilrsiniz, ama istenendüzeyde amonyağı bitikiller ve filtreler ile değil su değişimleri ile tanktan atmazsanız, sağlık sorunları ile kısa sürede yüzleşmeye başlamış olacaksınız, kolay gelsin, başarılar ...
teşekkür ederim Tamer Bey çok aydınlatıcı oldu.
Peki günlük su değişimleri haricinde tankınızda kullandığınız filtre sistemi nedir nasıl filtreleme yapıyorsunuz.
Ben şuan evimde bir odamı discuslarıma ayırmış olarak discus yetiştiriyorum, setlerim mecburen 2 katlı yani sump için yer yok bu sebeble üretim tankları hariç büyütme tanklarımda 1200h/l lik filtreler kullanıyorum, tetra ex 1200 gibi, imkanı olana sump öneririm, iyi bir sump ın yerini hiç bir dış filtre tutamaz, bu sumpın içine bambu koyabilrsiniz,,
Hergün düzenli olarak 24 saatte bir dip çekimi ve su değişimi yapıyorum, benim yaptığım su değişimi yavrularda %50 yetişkinlerde %30 dur.
Maşallah benimde o kadar discusum olsun isterdim piyasada doğru dürüst balık yok bu aralar ki ben 2 balık daha bile ilave edemiyorum. Sump'ın avantajlarına değinmeniz iyi oldu aslında artık sump sistemlerinin gerekliliği üzerinde daha fazla durulması gerektiğini düşünüyorum çünkü tatlı su akvaryumcularında dış filtrenin mükemmelliği üzerinde fazlaca duruluyor sump'a sanki absürt gereksiz profesyonellerin kullanabileceği bir oyuncak gibi bakılıyor ama konu ile ilgilenen arkadaşlar arama yaptıklarında gördükleri sistemlerdeki sumpların ölçeklerini incelerlerse dış filtrelerin ne kadar yetersiz bir filtre sistemi olduğu anlayacaklardır 3 lt.'lik bir hacimle 50 lt. veya daha geniş bir hacmi ve faydasını kıyaslamaya bile gerek yok. Ama sump sistemlerinin içindeki malzemelerin ve bu malzemelerin kullanılış şeklininde iyi anlaşılması ve buna göre kullanılması çok önemli doğru kullanılmadığında içinde tutacağı atıklar sebebiyle asıl işlevi olan atık yükünü azaltmak yerine tam tersi bir nitrat pompasına dönüşürler. Sisteminizdeki kullandığınız dış filtrenin gerekliliğini sorguladım çünkü bahsettiğiniz koşullarda yani suyunuzu sürekli yenileyip besin tuzları yönünden fakir bir su eklemeniz nedeniyle hiç bir zaman biyolojik filtrasyon olmayacak. Nitrat bakterilerini ve algleri besleyecek yeterli nitrat bileşiği yok iken dış filtre artık sadece sirkülasyonu sağlayan bir akıntı motoru işlevine sahip olacaktır? Gibi biraz düşündüm ama sisteminizdeki su değişiminin oranı; sistemdeki asıltı miktardaki maddelerin ve artan azot bileşiklerinin sistemden uzaklaştırılması için gerekli ve yeterli bir miktar anladığım kadarıyla. Zaten deniz akvaryumlarındaki protein skimmer'ının topladığı maddeleri tatlı suda toplayacak bir aparat olmadığı için tüm asıltı haldeki atıklar olduğu gibi dış filtrenin içine gidip bioball veya diğer malzemelerin etrafına yapışıyorlar. Sanırım öncelikle sistemimizde eksik kalan bu elemanın (p skimmer) yerini tutacak bir sistem üzerinde çalışmak bitkilerle nitratı emmeye çalışmaktan çok daha önemli çünkü su içindeki atıkların azot dönüşümüne girmeden atılmasının bir çaresini bulduğumuz zaman sürekli sifon yaparak su eksiltmenin de çaresini bulmuş olacağız belki de böyle bir sistem var ama henüz ben bilmiyorum.
vBulletin v3.8.1, Copyright ©2000-2012, Jelsoft Enterprises Ltd.