PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Discus nekropsisi


alimuzaffer
10-05-2008, 23:37
Saygıdeğer Hocalarım siteye kayıt olalı uzun zaman oldu fakat okulumun son sene olması ve yogun calışmam nedeniyle ancak katkıda bulunabiliyor ve ancak sizlerle tanışabiliyorum. Öncelikle şunu söyleyeyim hoşbuldum gerçekten site mükemmel olmuş.
Sizlerle son kaybettiğim balığıma kendi fakültemde yaptığımız nekropsiyi, aldığımız örneklerden yaptığımız parazitolojik ve mikrobiyolojik muayeneler sonucu ulaştığımız sonuçları paylaşmak istedim.
Semptomlar hepimizinde çokça karşılaştığı türdendi renkte kararma bir köşede bekleme ve yemden kesilme. Semptomları takriben 4 gün içinde hiçbir müdahalede bulunmadım ve balığı kaybettim.
Tank 340 litre, sıcaklık 29C, Ph 7.5civarında ve tankta 10 adet daha 12-18cm discus daha vardı. 3günde bir %10 haftada bir de %50ye yakın su değişimleri aksatılmıyor. Filtrasyon Eheim 2217 ve pipo filtrelerle sağlanıyor.

Genel bilgieri aktardıktan sonra gelelim asıl nekropsiye;
Balığın ölümünden takriben 2 saat sonra nekropsi yapıldı.
http://img291.imageshack.us/img291/341/dsc00495so1.jpg

http://img514.imageshack.us/img514/74/dsc00494gs9.jpg


http://img514.imageshack.us/img514/2840/dsc00498rq1.jpg

http://img291.imageshack.us/img291/333/dsc00499vm6.jpg

http://img514.imageshack.us/img514/5138/dsc00496jy2.jpg

Yapılan dış bakıda (diskus patolojisi üzerine bir ihtisasımız bulunmadığı için belkide) yalnızca karaciğerde bir apseyle karşılaşıldı apsenin boyu karaciğerin 5 yahut 6 da biri kadardı.

Daha sonra solungaçlarda ve bağırsaklardan örnekler alınarak mikroskop alrında incelendi.
http://img291.imageshack.us/img291/7791/dsc00492ts1.jpg

http://img291.imageshack.us/img291/6607/dsc00493gx2.jpg

http://img514.imageshack.us/img514/8649/dsc00497vy8.jpg

http://img291.imageshack.us/img291/329/neo0001so3.jpg
http://img291.imageshack.us/img291/6972/neo0002yv8.jpg

http://img291.imageshack.us/img291/7533/neo0003eo5.jpg

http://img291.imageshack.us/img291/7533/neo0003eo5.jpg

http://img514.imageshack.us/img514/8500/neo0004na2.jpg

Parazit olarak bir trematod türü ve bir nematod türü bulundu.
Daha sonra karaciğerdeki apseden alınan örnekler mikrobiyolojiye gönderildi. Orada kanlı agara ekimler yapıldı. Mikrobiyoloji sonuçları ise 3 gün sonra çıktı.

http://img514.imageshack.us/img514/2926/dsc00542ar3.jpg

http://img291.imageshack.us/img291/7990/dsc00543jr0.jpg

Mikrobiyoloji sonuçlarına göre uzun pasajlamalar sonucu elde edilen bakteri Pseudomonas oldu.
Çıkarttığımız sonuç ise şu oldu balığın ölümünden sorumlu olan tek başına prazit değil parazit enfestasyonu ile birlikteki mix bir pseudomonas enfeksiyonu sonucu ölüm gerçekleşmiş.

Peki ne yapailiriz diye düşündük ve antibiyogram yapmaya karar verdik bu nekropsinin en önemli yeri burasıydı. Yaplan anti biyogram sonucu yerleştirilen antibiyotik disklerin oluşturduğu etki zonları karşılaştırılınca en etkili antibiyotiğin Kloramfenikol grubu antibiyotiklerin olduğu saptandı. İkinci etkili etken madde ise Tetrasiklin grubu antibiyotikler oldu.

Umarım yapılan iş bir nebzede olsa işinize yarar sayın Hocalarım.

SAYGILARIMLA...

Discusmania
11-05-2008, 00:36
Ali bey nerdeydiniz daha evvel biggrin hoş geldiniz tekrar, yapmış olduğunuz çalışma tam manası ile bilimsel bir çalışma olmuş ellerinize sağlık biz discus hobicileri buradan derslerimizi çıkaracağız, değerli paylaşımlarınızın artması ümidi ile esenlikle kalın.

alimuzaffer
11-05-2008, 00:42
Teşekkür ederim Erdal Hocam biraz olsun yararlı olursa bu hobiye ne mutlu bana. Bundan sonra buralardayım Hocam sizlerden alacağım çok şeyler var biyere gitmeye niyetim yok:)

SAYGILARIMLA...

diskusman
11-05-2008, 02:39
Hoş geldiniz ayrıca paylaşım icin saolun(balıgınıza üzüldüm selamlar)

ibozi
11-05-2008, 07:39
Ellerinize sağlık, paylaşım için teşekkür ederiz.

Tamer
11-05-2008, 10:52
Çok başarılı ve özlemle sayısının artmasını beklediğim bir çalışma olmuş, ne ile mücadele ettiğimizi bilmemiz adına yapmamız gereken bu tür nekroskopi ve patalojik labratuar çalışmaları, tebrik tediyorum Ali bey.

Discus kararma kenara çekilme yemden kesilme vakaları çok sık rasgelmekte, bunların hepsini Pseudomonas a bağlamamız doğru olmayacaktır, flagellate gibi kamçılılar, capillaria lar ve daha bir çok worm buna sebeb olup aynı semptomların görülmesine neden olabilecektir, bu durumda hangi etken maddeyi kullanacağımıza nasıl karar vereceğiz? deneme yanılma ile sırası ile metranidazol sonra levamisol sonrada tetrasiklin verecek lüxümüz yok, balık zaten direk denek oluyor ve yoğun ilaç tedavisini kaldıramıyor, ozaman ilk hangi ilacı kullanmalı? tanıyı nasıl koymalıyız, her hasta olan balığa nekroskopi yapamayız, dışkı toplamak nekadar yeterli olur? Örneğin Ali bey Pseudomonas dışkı testi ile görülebilirmiydi?

Konuya bu sorularla farklı bir boyut kazandırmaya çalıştım, üzerinde tartışalım istiyorum, yorumlarınızı bekliyorum.

Mert Taşkıran
11-05-2008, 11:51
Ali Bey, tebrikler çok güzel bir çalışma olmuş. Yapılan çalışmaları bilimsel sağlamalarla doğrulayarak verilmesi, hastalık aşamasında bundan sonra tedavileri kara düzen değil, bilinçli olarak yapmamızı sağlayacaktır.

Bence bunun ikinci adımı dozlar olmalıdır. Önerdiğiniz antibiyotikleri hangi dozlarda ve hangi saat aralıkları ile vermeliyiz. Bu konuda belki hocalarınızdan da yardım alarak bizleri aydınlatırsanız, bu güzel çalışmaları yanlış doz uygulayarak hüsrana döndürmeyelim.

Bu emek ve ihtimam gösterdiğiniz bilimsel çalışma için teşekkür ederim. Kolayıklar dilerim..


Saygılarımla,

Mert Taşkıran
11-05-2008, 11:56
Pseudomonas


Pseudomonas, Pseudomonadaceae (http://tr.wikipedia.org/wiki/Pseudomonadaceae) familyasından tamamı katalaz pozitif, gram negatif, aerobik, polar flagellası ile hareket edebilen çubuk şekilli bakterileri (http://tr.wikipedia.org/wiki/Bakteri) içeren cins.
Son derece önemli olan bu cinsin türlerinin (http://tr.wikipedia.org/wiki/T%C3%BCr) bazıları oksidaz pozitif, bazıları oksidaz negatiftir. Bazı türleri insan (http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0nsan), hayvan (http://tr.wikipedia.org/wiki/Hayvan) ve bitki (http://tr.wikipedia.org/wiki/Bitki) patojenidir. Pseudomanas'ları gıdalar için önemli kılan pek çok özelliğe sahiptirler. Bazı türleri proteolitik ve lipolitik aktivite göstermektedir. Aerobik olmaları nedeniyle gıdaların yüzeyinde hızla gelişebilmeleri için gerekli gelişme faktörleri ve vitaminleri (http://tr.wikipedia.org/wiki/Vitamin) sentezleme yeteneğindedirler. Psikrofil, mezofil veya psikrotrof türleri vardır. Özellikle soğukta saklanan et (http://tr.wikipedia.org/wiki/Et), tavuk eti, yumurta (http://tr.wikipedia.org/wiki/Yumurta) ve deniz ürünlerinin birinci derecede bozulma etmenidirler. Bazı gıda maddeleri üzerinde Pseudomonas fluoresans yeşilimtrak, P. nigrificans siyah, diğer türleri ise kahverengi pigment oluştururlar. Isı ve radyoasyonla kolayca öldürülürler, oksijen olmadığı zaman ve 42° üzerinde üreyemezler ve kurumaya dirençlilikleri zayıftır. Pseudomonas aeruginosa (http://tr.wikipedia.org/wiki/Pseudomonas_aeruginosa) saprofit bir tür olmakla birlikte gastroenterik hastalıklara neden olabilir.
"http://tr.wikipedia.org/wiki/Pseudomonas (http://tr.wikipedia.org/wiki/Pseudomonas)"'dan alındı



Saygılarımla,

alimuzaffer
11-05-2008, 14:43
Öncelikle çok teşekkür ederim sayın Hocalarım,
Tamer Hocam; Söz konusu balık olunca işler biraz karışıyor. Açıkçası Türkiyede bu konu açık bir yara gibi, Öncelikle bizim materyali iyi tanımamız gerekiyor Hocam bakteriyel hastalıklardaki semptomlarla paraziter hatta viral hastalıklardaki semptomları bir ayırt etmek gerekiyor ama açıkça söylüyorumki malesef benim bu olguları ayırt edecek kadar tecrübem olmadı bunun 2 nedeni var birincisi discusla aktif ilgilenmem şunun şurasında 2 yılı geçmez (daha öncede besledim fakat bir amacım yoktu), ikincisi ise bu hastalıkları tecrübe edecek kadar hasta balığım olmadı. Burada muakkak ki sizlerin engin bilgilerinize ihtiyacım var. Memelilerde bakteriyel enfeksiyonların semptomlarının yüksek ateş ve halsizlik olduğunu genelleyebiliyoruz, fakat ya discuslarda... genelleyici bir kaç semptoma ihtiyacımız var hocam açıkçası, hastalığın bakteriyel bir enfeksiyona bağlı geliştiğini çözdükten sonra işimiz biraz olsun rahatlıyor, çünkü başımızın belası bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar etkenimiz var. Bugün tıp doktorları bile etkene yönelik tedavi uygulamıyorlar buna ampirik antibiyotik kullanımı diyoruz, biz daha şanslıyız ki bahsettiğim gibi hastalık yaratan etken sayımız kısıtlı. Sizin sorunuza gelince dışkıdan etken (bakteriyel) izolasyonu yapamayız çünkü birincisi dışkıda milyonlarca etkenin arasından izolasyon çok zor ikincisi ise aradığımız patojen muhtemelen başka sistemlerde görev yapmakta benim örneğimde olduğu gibi biz patojene karaciğerdeki bir yangı odağında rastladık, dışkıda değil.

Mert Hocam; Dozlama olayı lisans üstü bir eğitim ve yüksek miktarlarda bütçe istiyor. İlaç firmaları ancak yapabiliyorlar bu işi. Hal böyle olunca ben şu yolu takip etmeyi seçtim bizim patojenimize etki eden etken maddeye (yani Kloramfenikol ve Tetrasiklin gurubu) sahip olan daha önce piyasaya sürülmüş ticari bir preparat arıyorum bu sera olur tetra olur yahut api olur, her ne olursa içinde benim aradığım etken madde olan her türlü akvaryum balığı ilacı benim işimi görecektir çünkü iyi kötü yapılan çalışmalarla doz ayarları belirli ürünlerdir sonuçta, fakat henüz bir vakit bulup ilaçları ve etken maddelerini inceleyemedim.

Saygıdeğer Hocalarım yaptığınız katkılar için çok teşekkür ederim umuyorum ki paylaşırsak ve araştırırsak çok daha iyi yerlere geleceğiz en azından hobimizi bir yerlere getireceğiz.

SAYGILARIMLA...

abdurrahman
11-05-2008, 15:35
Ali bey merhaba,Ülkemizdeki discus hobisine büyük katkıda bulunacak teknik araştırma ve bilgilerden birtanesini bizle paylaşmanız ben ve benim gibi bütün arkadaşlar için yararlı bir bilgi oldu,araştırma ve emeğiniz için teşekkürler.Saygılar.

ebatan22
11-05-2008, 21:31
Merhaba Ali bey bu güzel çalışma için sizi tebrik ediyorum bende bugün akvaryum suyu mikroskop altında inceleme sansı buldum suyun içinde bulunan canlıları görünce discus un negibi canlılarla mücadele ettiğini daha net anladım sudaki canlıları görünce gerçekten ürktüm akvaryum sever arkadaşlara tavsiyem su değiştiriken akvaryum suyunu yutmamaları veya ıslak el ile yüz ve gözlerini ellememeleri bu gibi temaslardan bir hastalık geçermi tam bilmiyorum ama dikkatli olmalarını tavsiye ediyorum Ali bey sizide çalışmanızdan kutluyorum saygılar

Vedat Yılmaz
11-05-2008, 22:40
Ali bey yapmış olduğunuz bu değerli çalışma için çok ama çok teşekkür ederim ayrıca Tamer'in yöneltmiş olduğu sorularla konuyu daha ayrıntılı bir hale sokması çok önemli, bizler bu tür paylaşımlarla ve özellikle sebep sonuç ilişkili araştırmalarla çok daha kesin sonuçlara ulaşmış olacağız.
Mert beyin dozaj konusundaki sorusu gerçekten çok hassas bir mesele fakat anlaşılan o ki bu nokta maddi sebeplerden dolayı tamamen tecrübe ile aşabileceğimiz bir konu.
Hepberaber daha güzele.
Saygılar.

alimuzaffer
12-05-2008, 01:06
İlginiz için çok teşekkür ederim saygı değer üstadlarım...

Erkan Bey; Çok önemli bir noktaya değinmişsiniz. Akvaryum suyundan insanlara geçebilecek bir hastalık olan Lejyoner hastalığı ile ilgili başka bir sitede yazmıştım önümüzdeki günlerde burayada eklerim gerçekten tehlikeli bir hastalık ve temiz su kaynaklarında bulunuyor.

SAYGILARIMLA...

Nhamunda
13-05-2008, 10:31
Ali bey öncelikle DFC ye hoş geldiniz. Araştırmanız ve paylaşımınız için teşekkürler , çok faydalı olmuş.

Araştırmalarınıza kayıp yaşamadan devam etmenizi dilerim.

fma55discus
13-05-2008, 11:08
Ali bey discusa vermiş olduğunuz emek ve önemden dolayı teşekkür ediyorum.

cenkd
13-05-2008, 15:10
Ali Bey merak ettiğim bir konuyu sormak istiyorum. Kloramfenikol ve tetrasiklin en eski jenerasyon antibiyorikler ve çoğu bakteri bunlara direnç kazanmış durumda. Hatta yanlış hatırlamıyorsam kloramfenikol gram pzoitiflere etki eden bir ajan. Bu sebeple yurt dışı kaynaklar bizi hep yeni nesil ve geniş spektrum antibiyotiklere yönlendiriyor. Acaba denemelerinizde yeni jenerasyon antibiyotikler denediniz mi?

alimuzaffer
14-05-2008, 01:27
Sevgili Salih Bey ve Fatih Bey ilginiz için çok teşekkür ederim. İyi kötü yapılan bir çalışmanın bukadar destek alması insanı şevklendiriyor çok saolun.

Cenk Bey: Öncelikle sizede çok teşekkür ediyorum. Sorduğunuz konuya gelirsek, şu sıralar dahiliye böümünden okul bitirme çalışmam tamda bu sorduğunuz konu üzerine. Biz bu çalışmada yaklaşık 9 tür antibotik disk kullandık bunlardan tabikide etki edenler oldu yalnız en iyi cevabı bu iki grup antibiyotikten aldık. Geniş spektrumlu antibiyotiklere gelince, antibiyotiğe direncin gelişmesinin sebeplerinden biriside bu geniş spektrumlu antibiyotiklerdir, zaten asıl amacımız asıl etkeni bulup bu etkenin üzerinde en iyi cevabı aldığımız antibiyotiği kullanarak daha sağıklı bir tedavi sürdürebilmek. Etkene has antibiyotik herzaman geniş spektrumlu antibiyotikten daha iyi çalışır ve çok daha iyi sonuçlar verir. Antibitik direnç çok geniş kapsamlı bir konu kısaca size bir örnek vermek istiyorum seri pasajlar sonucu aynı kültürden üretilen bakteriler aynı antibiyotiklere zaman zaman başka sonuçlar verebilmekte. Kloramfenikol grubu antibiyotiklere direnç artmıştır doğrudur fakat bunu genellemek yanlış olur o anki izole ettiğiniz bakteri koloniniz o antibiyotiğe cevap veriyorsa o bakteri suşu tarafından oluşturulan hastalıkta cevap aldığınız antibiyotiği kullanırsanız muhakkak ki tedavi şansınız %100 dür. Dünyanın bütün bakterileri o antibiyotiğe direnç sağlamış olsa bile sizin hastanız o antibiyotikle kurtulacaktır. (başka bir kontaminasyon olmadığı var sayılırsa) Sonuç olarak nekropsisini yaptığımız balıktan izole ettiğimiz etken için en iyi cevap alınan antibiyotiğimiz kloramfenikol ve tetrasiklinlerdir yani buda demek oluyorki hastamız ölmeden önce bu antibiyotiklerle sağaltıma başlasaydık balığımız bu bakteri yüzünden ölmeyecekti. Umarım biraz açıklayabilmişimdir Cenk Hocam yanlışım varsa lütfen düzeltiniz...


SAYGILARIMLA...

cenkd
14-05-2008, 11:33
Ali Bey, cevabınız için teşekkürler. Bende bu konu ile ilgileniyorum bu sebeple sordum ve verdiğiniz bilgiler çok faydalı oldu. Kemisetin süksinat (kloramfenikol) benimde kullandığım ve cevap aldığım bir ajan. Ancak takip ettiğim yabancı kaynaklarda popüler antibiyotik şu sıralar eritromisin ve sürekli bunu öneriyorlar. Ben hastalıklar ve tedavileri konusu ile yakında ilgilendiğim için elimde hemen hemen tüm ilaçlar (beşeri, veteriner, akvaryum vb.) var. Oksitetrasiklin de zaman zaman (ancak erken teşhis koyabilirsem) etkili oluyor. Aslında amacım patojen bilimsel olarak aynı olarak tanımlanmsa bile ilaçlar, daha doğrusu etken maddeler neden ülkeden ülkeye direnç farklılıkları gösteriyor? Balıkların çıkış noktalarında uygulanan kürlerden vardığı ülkede yaygın olan tedavi biçimlerine kadar araştırıyorum. Böylelikle direnç geliştirme sürecini hiç te bilimsel olmayan :) ancak kafamdaki soruları giderecek kadar öğrenmeye çalışıyorum.

alimuzaffer
16-05-2008, 20:32
Cenk Bey; Dediğiniz gibi hastalıklar ve tedavileri konusunda çalışmalar araştırmalar yapıyor olmanız çok önemli gerçekten bu konularda eksiğiz sizin gibi kişisel tercihi olan insanlarda araştırmasa bu konunun üzerine kimse eğilmeyecek ne yazıkki ülkemizde bu işin okulu yok. Bu konularda çalışmalar ve araştırmalar yaptığınız için ben kendi adıma size çok minettarım. Eritromisin konusuna gelince eritromisin denediğimiz antibiyotiklerin içerisinde yoktu yakınlarda akvaryum suyundan bir ekim yapmayı düşünüyorum eğer oradada bir patojene rastlarsam mutlaka eritromicinide deneyeceğim katkınız için çok sağolun.

SAYGILARIMLA...

Not: Bu arada çalışmalarınızın sonuçlarını sabırsızlıkla bekliyorum bu konuda herhangi bir yardımım dokunursa herzaman üzerime düşeni yapacağımdan emin olabilirsiniz.

tirnerf
17-05-2008, 11:39
Alicim bu kadar güzel bir araştırma ile seni aramızda görmek çok güzel.

Discus iç parazit enfeksiyonları mix bir enfeksiyon ama her zaman için ilk etken mevcut.Diğer parazitler vücut direncnin düşmesini fırsat bilerek ortaya çıkıyorlar.Burda ilaç konusunda önemli bir tespitin olmuş,kloram fenikol ve tetrasiklin.Aslında düşündüğümüzde iç parazit için ilk verceğimiz metronidazol,ama görülüyor ki etki etmeyecekti!
Burda iki ilacımızıdan kloram fenikol,yan etkileri nedeniyle çok tercih edebilceğimiz bir antibiyotik değil,hatta prospektüsünde diğer antibiyotiklerle tedevi edemediğiniz dirençli enfeksiyonlarda kullanınınz diyor.Yani mecbur kalmadıkça kullanabiliceğimiz bir antibiyotik değil.En büyük yan etkisi kan hücresi yapımını azaltmasıdır.

Diğer secenek olan tetrasiklin grubu ise,etkili bir antibiyotik olmasına rağmen,oksitetrasiklin (yani bir üst grubu) bu tür mix enfeksiyonlarda çok daha başarılı olacağını düşünüyorum.İç parazit enfeksiyonlarında tedavi yöntemim olarak açıkladığım başlıkda da aynısını belirttim,iç parazit enfeksiyonları illaki gram negatif bakterilere bağlı olarak gelişmeyebilir.Kullanacağımız ilacın hem gram pozitif ,hem gram negatif etkli olması tedavi şansımızı artırmaktadır.Tetrasiklin ve oksitetrasiklin ,bu tür durumlarda kullanabiliceğimiz antibiyotikler.Metronidazolle kombine olarak kullanıldığı takdirde cok daha basarılı olabilir.


Alicim ,senin mesleğin gereği bu konuda çok iyi bir alt yapın var.Senden ricamız elinde ki olanakları da değerlendirerek bunun gibi başka ölümleride incelemen.Bizim için çok faydalı olacaktır,ellerine sağlık abicim.Seni aramızda görmek çok güzel

tolgasüren
01-06-2008, 14:20
Bu tür görüntülere oldum olası merakım vardır. Bu da çok özel ve çok güzel bir çalışma olmuş. Çok teşekkürler.

turko
19-01-2009, 22:17
ben tek kelime ile ortaya sunulan emeğe şapka çıkarıyorum. tek başına ilgi ile değil sizin gibi bilimi de içine katan önemli çalışmalarla hobiciliğe ayrı bir değer katıyorsunuz.. candan teşekkürler

serdar_şen
11-02-2009, 22:01
teşekkürler

feel_tr
22-02-2009, 23:12
bize sunduğunuz bu bilimsel çalışmalr için sağolun.