Orijinalini görmek için tıklayınız : Yumurta mantarlaşma nedenleri
Değerli arkadaşlarım,discus üretiminde en çok yaşadığımız sorunlardan birisi yumurtaların mantarlaşmasıdır.Mantarlşama nedenleri sizce nelerdir?Mantarlaşmaya neden olan faktörleri sıralarsak ,sizce en önemlisi hangisidir?
Ben kendi tecrübelirime göre sıralayacak olursam,
1.Erkeğin döl veriminin düşük olması
2.Suyun ph değeri
3.Suyun ms değeri
4.suyun ısı değeri
5.Suda bulunan bakteri florasının henüz oturmamış olması
6.Dişinin yumurta zarının ince olmasına bağlı olarak ,basınc farkı nedeniyle yumurtanın çatlaması
Sizlerin de görüşlerini bekliyorum,ve bu görüşelere göre mantarlaşmayı nasıl azaltabilceğimiz konusunda bilgilerimiz paylaşacağımızı umuyorum
gsdiscus
21-03-2008, 23:30
Ali hocam herşeyi yazmışsın valla bunlara eklenicek ne kaldı bilmiyorum ama erkeğin döl verimi yüksek ise yüksek ms lerde bile mantarlaşma az oluyor bildiğim kadarıyla dedğin gibi.
Vedat Yılmaz
22-03-2008, 00:44
Ali abi gerekenleri yazmışsın gerçekten, yanlız şukadarını söyleyebilirim ısı bu sıralamada daha üslerde olmalı diye düşünüyorum ısı ne kadar düşük tutulursa küflenme okadar az oluyor.Benim izlenimim bu yönde.icon_rolleyes
Erkeğin döl verimliliğinden sonra ikinci sırayı verebilirim.
aliosmanfelek
22-03-2008, 09:05
Değerli arkadaşlarım,discus üretiminde en çok yaşadığımız sorunlardan birisi yumurtaların mantarlaşmasıdır.Mantarlşama nedenleri sizce nelerdir?Mantarlaşmaya neden olan faktörleri sıralarsak ,sizce en önemlisi hangisidir?
Ben kendi tecrübelirime göre sıralayacak olursam,
1.Erkeğin döl veriminin düşük olması
2.Suyun ph değeri
3.Suyun ms değeri
4.suyun ısı değeri
5.Suda bulunan bakteri florasının henüz oturmamış olması
6.Dişinin yumurta zarının ince olmasına bağlı olarak ,basınc farkı nedeniyle yumurtanın çatlaması
Sizlerin de görüşlerini bekliyorum,ve bu görüşelere göre mantarlaşmayı nasıl azaltabilceğimiz konusunda bilgilerimiz paylaşacağımızı umuyorum
Sıralayacak olursak
1-Dişinin yumurta enzim çalışma aralığı
2-suyun ph'ı
3-bakteri florası
4-suyun sıcaklığı
5-iletkenliği
99-erkeğin döl veriminin düşük olması.
Geriye birşey kalmamış, bende ışık faktörünü ekliyeyim, ışık özellikle gün ışığı, camdan vuran güneş ışığı, yada tankın üzerindeki aydınlatma, fungusların çoğalmasını destekliyor, mümkün olduğunca az ışık ve loş bir ortamı larvalar çıkana kadar sağlamaya çalşmalı.
"Dişinin yumurta enzim çalışma aralığı " hakkında daha detaylı bir bilgi alabilirmiyiz.
discusturka
22-03-2008, 10:11
Bir sıralamada ben vereyim, Ali Hocam hemen herşeyi yazmış.
1.Çift zannettiğimiz balıkların ikisinin de dişi olması:)
2.Erkeğin döl veriminin düşük olması
3.Suyun ms değeri
4.Suyun ısı değeri
5.Suyun ph değeri
6.Suda bulunan bakteri florasının henüz oturmamış olması
7.Dişinin yumurta zarının ince olmasına bağlı olarak ,basınc farkı nedeniyle yumurtanın çatlaması
8.Işık faktörü
aliosmanfelek
22-03-2008, 10:37
"Dişinin yumurta enzim çalışma aralığı " hakkında daha detaylı bir bilgi alabilirmiyiz.
http://www.genetikbilimi.com/genbilim/enzimler.htm
aliosmanfelek
22-03-2008, 10:44
http://tr.wikipedia.org/wiki/Enzim
pH: (asitlik-bazlık oranı): Her reaksiyonun gerçekleşebilmesi ortamın pH'ını belirleyen belli oranda [[H+]] ve [[OH-]] iyonları (http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0yon) konsantrasyonu olmasına bağlıdır.
Alabalık yumuralarının farklı ph değerlrindeki çıkma oranını anlatan bir pdf dosyası vardı. Bulan arkadaşlar varsa ekleyebilir..
aliosmanfelek
22-03-2008, 10:47
http://tr.wikipedia.org/wiki/Enzim
pH: (asitlik-bazlık oranı): Her reaksiyonun gerçekleşebilmesi ortamın pH'ını belirleyen belli oranda [[H+]] ve [[OH-]] iyonları (http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0yon) konsantrasyonu olmasına bağlıdır.
Alabalık yumuralarının farklı ph değerlrindeki çıkma oranını anlatan bir pdf dosyası vardı. Bulan arkadaşlar varsa ekleyebilir..
Bu bağlamlardan yola çıkarak soru şu da olabilir. Yumurta neden mantarlaşır ? İşlevsellik görevini yapamadığında organizma bölünüp çoğalan ve şeklini biçimini oluşturan bir birey aşamasına geçemediğine göre bunu ölü sayarız. Ölmüş bir canlı,organik besin v.s mantarlaşmaya yüz tutar. Temeli böyle düşünülebilir.
http://www.genbilim.com/content/view/154/34/
Enzimler pH değişimine karşı çok duyarlıdırlar. Genellikle çok fazla asidik ve alkalik ortamda etkisizdirler. Bazı hallerde enzimler en yüksek etkinliği belirli bir pH derecesinde gösterirler. Bu pH derecesine "Optimum pH" denir. Örneğin, proteini parçalayan pepsin, midenin 2 pH'lık asidik ortamında maksimum çalışır; buna zıt olarak pankreastan salgılanan ve yine protein sindiriminde rol alan tripsin, ancak 8,5 pH'de optimum olarak çalışabilir. pH'la ilgili olmasının nedeni, yapılarında proteinleri taşımalarındandır. Ola ki, pH'a bağlı olarak protein molekülü üzerinde çeşitli elektrik yüklenmeleri ve buna bağlı olarak dış yüz şekli (üçüncül yapı) meydana gelmekte ve substratla-enzim uyuşmasını sağlamaktadır. Belki de bu elektrik yüklenmesi enzim-substrat arasındaki çekiciliği artırmaktadır. Kuvvetli asitler ve bazlar enzimleri koagüle ederler.
Enzim /Substrat Derişimi:
Eğer pH ve sıcaklık sabit tutulursa, enzim/substrat derişimi arasındaki orana bağlı olarak bir tepkime hızı görülür. Substratın ya da enzimin fazla olması bu hızı değişik şekillerde etkileyebilir. Bol substrat bulunan bir ortama eklenecek enzim, son ürünün miktarım artıracaktır.
Diğer Kimyasal Maddeler ve Suyun Etkisi:
Birçok kimyasal madde enzimleri etkisiz hale getirir; örneğin, siyanit, solunumda önemli rol oynayan sitokrom oksidaz enzimin! etkileyerek inhibe eder (Şekil 2.15/c). Ölüm meydana gelebilir. Florit, glikozu laktik aside çeviren enzim kademele-rine etki eder. Hatta enzimin bizzat kendisi zehir etkisi yapabilir; örneğin, 1 mg. kristal tripsin, farenin damarına enjekte edilirse ölüm meydana gelir. Bazı yılan, arı ve akrep zehirleri de enzimatik etki göstererek kan hücrelerin! ya da diğer dokuları tahrip ederler.
Enzimlerin büyük bir kısmı işlevlerini su içerisinde gösterdiklerinden, suyun miktarı da enzim işlevinde etken bir koşuldur. Genellikle % 15'in altında su içeren ortamlarda, enzimler işlev göstermezler. Reçel ve pekmez yapımında bu faktör önemlidir. Sulandırılan reçelin, balın ya da pekmezin vs.'nin mayalanması ve ekşi-mesi bu yüzdendir. Hatta tahıl alımlarında su oranının % 15'in altında istenmesi de bu nedene dayanır.
Prof. Dr. Ali Demirsoy
Aliosman kardeşim,önemli bir ayrıntıyı açıklamışsın bize.Sonuçta biyolojik olarak her hücrenin oluştuğu gibi,döllenme olayıda enzimatik bir tepkime sonucunda hücre gelişimidir.Bu enzimlerin düzgün çalışma aralığında ph en önemli faktörlerden biri,enzimlerin düzgün olarak çalışabilmesi için ortamın asidik olması gereklidir.Bunun içinde bizler osmoz su,torf veya asit kullanımı ile ortam ph sını
6,4-6,8 aralığına getirerek bu şartı sağlamaya çalışıyoruz.
Ben ilk önceliği erkek döl verimine vermiştim:) ve hala en önemli faktör olduğunu düşünüyorum,çünki erkekden gelen sperm miktarı,spermin kalitesi,spermin sağlığı düzgün olmadıkça yumurta zarına penetre olamayacak ve dolayısıyla enzimatik tepkimeyi başlatamayacaktır.
Sen bizim için ve Dfc için çık değerlisin.Seni daha kurcalamak gerek,kim bilir daha neler biliyorsun.Diş koltuğunda işkence yaptığımda bile anlatmadın bana bunları :D
aliosmanfelek
22-03-2008, 12:20
Aliosman kardeşim,önemli bir ayrıntıyı açıklamışsın bize.Sonuçta biyolojik olarak her hücrenin oluştuğu gibi,döllenme olayıda enzimatik bir tepkime sonucunda hücre gelişimidir.Bu enzimlerin düzgün çalışma aralığında ph en önemli faktörlerden biri,enzimlerin düzgün olarak çalışabilmesi için ortamın asidik olması gereklidir.Bunun içinde bizler osmoz su,torf veya asit kullanımı ile ortam ph sını
6,4-6,8 aralığına getirerek bu şartı sağlamaya çalışıyoruz.
Ben ilk önceliği erkek döl verimine vermiştim:) ve hala en önemli faktör olduğunu düşünüyorum,çünki erkekden gelen sperm miktarı,spermin kalitesi,spermin sağlığı düzgün olmadıkça yumurta zarına penetre olamayacak ve dolayısıyla enzimatik tepkimeyi başlatamayacaktır.
Sen bizim için ve Dfc için çık değerlisin.Seni daha kurcalamak gerek,kim bilir daha neler biliyorsun.Diş koltuğunda işkence yaptığımda bile anlatmadın bana bunları :D
Ali hocam teşekkür ederim. Benim için sizlerde çok değerlisiniz. Koltukta fırsatı gelmişken bana işkence yapacaktınız aslında o gün büyük bir fırsatı geri teptiniz Mert ,Sen ,Said Özkan . biggrin
Spermde önemli çok doğru. Zaten ikisi bir bağ oluşturuyor v embriyo oluşuyor. Yumurtayı delen sperm yine bir enzim yardımıyla bunu gerçekleştiriyor.
Ali hocam teşekkür ederim. Süper oldu.
Bence herşeyden önce ph geliyor. Sonra erkeğin verdiği döl neden derseniz herkezin yavru alamassın dediği 30 yaşındaki chai red melondan 130 küsür kadar yavru aldım.
fma55discus
23-03-2008, 11:41
Bence herşeyden önce ph geliyor. Sonra erkeğin verdiği döl neden derseniz herkezin yavru alamassın dediği 30 yaşındaki chai red melondan 130 küsür kadar yavru aldım.
Hasan abi şimdi anlamadığım chai red melonmu 30 yaşında chaimi 30 yaşındaicon_rolleyesKonunun yukarılarınıda okumadım ama bir okuyayaım bakayım:)
Mert Taşkıran
23-03-2008, 12:51
Hasan abi şimdi anlamadığım chai red melonmu 30 yaşında chaimi 30 yaşındaicon_rolleyesKonunun yukarılarınıda okumadım ama bir okuyayaım bakayım:)
Bence Hasan orada 3 demek istedi.
aliosmanfelek
24-03-2008, 08:54
Bnce Hasan abi 30 yaşındayım ve bu yaşıma rağmen halen yaşlı balıklardan yavru alabildğiğini kasdediyor :) biggrin
Arkadaşlar galiba yanlış anladınız ben balığa 30 yaşında diyorum espiri olsun diye çünki onları aldığımda çoğu arkadaş işe yaramaz döl vermez demişlerdi. Bende bu yüzden 30 yaşında dedim bilmem anlaşabildikmi.:) biggrin
Abi helal olsun valla,:D sadece 30 kelimesi üzerine makale yazacaksınız:D Hasan abi'nin dediği 30 üzerine benim görüşüm. Hasan abi 30 yaşında balıkta 30 yaşında olabilir.:D Ama bir sorun var bu balıklar doğada dahi 15 yıl yaşıyorlar:D:D
pharmoza
29-05-2009, 15:58
Bende bi gözlemimi paylaşmak isterim
Geçen yaptığımız yarı suni üretim deneylerinde(patronun yokluğundan istifade)metilen- ozmoz- çeşme suyu karışımına aldığımız huni 3 gün boyunca gelişti hiç bir yumurta kaybı olmadan. sanırım metilenin renginden dolayı suda yaptığı ışık kırınımının da bi faydası olmuş olmalı.Ayrıca anaçlarında ilk yumurtaları.Yumurtalar çatlamaya yakın(yarınsı gün patron gelicek ve yapılan deneyden iz kalmamış olmalı) anaçların yanına almak zorunda kaldık ve ışıklar kapalı değildi ve çiftler daha cicim aylarında olmasına rağmen yumurtaları sahiplendi ve havalandırmaya başladılar 4-5 saate kadarda kuyruklar sallanmaya başladı fakat bu 4-5 saat içerisinde çok sağlam gelişen yumurtalardan 6-7 civarı yumurta mantarlaştı diğerleride sağlıklı bi şekilde yaşamlarını sürdürüyorlar
Anlayamadığım nokta
Anne babanın yumurtaları hiç tepkisiz sahiplenmeleri ayrıca disconda metilenden dolayı renk değiştirmiş olmasına rağmen sahiplendiler.
Ve sanırım mantarlaşmaya yukarıda yazılandan ekstra olarak annenin babanın havalandırma işlemini nekadar iyi yaptığıda eklenebilir. Tabi üstadlar daha iyi bi yorum getireceklerine eminim .
Saygılar...
Vedat Yılmaz
29-05-2009, 16:07
Faruk bey sizin yaptığınız uygulamada mantarlaşmanın bu denli az olmasının bence en büyük nedeni yumurtaları daha siteril bir ortama taşımanız ve artı olarak metilen eklemeniz olmuş.
pharmoza
29-05-2009, 16:33
Yani anne babanın havalandırma işleminde pek bi önem yokmudur?çünkü yumurtaları gelişirdiğim tankta disconun çok yakınına bi hava taşı bağlamıştım bununda bi etkisi olabileceğini düşünüyorum.
Vedat Yılmaz
29-05-2009, 18:55
Yani anne babanın havalandırma işleminde pek bi önem yokmudur?çünkü yumurtaları gelişirdiğim tankta disconun çok yakınına bi hava taşı bağlamıştım bununda bi etkisi olabileceğini düşünüyorum.
Faruk bey anne babanın havalandırmasının tabiki etkisi var ve siz bunu hava taşıyla yerine getirmişsiniz.
pharmoza
29-05-2009, 20:46
Anlatmak istediğimi tam olarak anlatamadım sanırım Vedat bey kusura bakmayın
anlattığım işlemler zaten bilinçli olarak yaptığım işlemler aklıma takılan asıl soru anne babaların sahiplenme içgüdüsü
Havalandırma ve sterilleştirme olayındada sıralanmış faktörlere eklenebilecek bi madde olarak göstermek istedim sadece
Saygılar...
1- zararlı bakteriler. bu bakteriler genelde anne babaya zarar vermesede yumurtalara verebiliyor.
2- iletkenlik
3- yetersiz döllenme. yada hiç döllenmeme
4- sıcaklık
5- sudaki oksijen miktarı
6- değerleri koruyamama
benim fikrim mantarlaşmada en büyük sorun zararlı bakteriler ve iletkenlik. genelde bu 2 sebeğten mantarlaşmaktadır. çiftlerin dişi dişi çıkması ihtimali oluyor ancak zaten üretim yapan kişinin erkeğin döllediğini takip etmesi gerekmektedir. iletkenlik ise sıcaklıkla ve diğer bazı nedenlerle korunamadığından veya yanlış değerledirildiğinden büyük problem oluşturmakta. az kayıplı üretimler dilerim
1- zararlı bakteriler. bu bakteriler genelde anne babaya zarar vermesede yumurtalara verebiliyor.
2- iletkenlik
3- yetersiz döllenme. yada hiç döllenmeme
4- sıcaklık
5- sudaki oksijen miktarı
6- değerleri koruyamama
benim fikrim mantarlaşmada en büyük sorun zararlı bakteriler ve iletkenlik. genelde bu 2 sebeğten mantarlaşmaktadır. çiftlerin dişi dişi çıkması ihtimali oluyor ancak zaten üretim yapan kişinin erkeğin döllediğini takip etmesi gerekmektedir. iletkenlik ise sıcaklıkla ve diğer bazı nedenlerle korunamadığından veya yanlış değerledirildiğinden büyük problem oluşturmakta. az kayıplı üretimler dilerim
İletkenlik ile anlatmak istediğinizi açar mısınız.
Neden ph değil de iletkenlik diyorsunuz? Sıcaklık neden iletkenliği bozuyor?
sıcaklıkla iletkenlik arasında orantı vardır. sıcaklık yükseldikçe iletkenlik artacaktır. burda genelde arkadaşlar osmos dan çıkan suyu ölçerek kullanıyor. ama akvaryum ortamında sıcaklık yüseldiğinden iletkenlikde yükseliyor. discus lar doğal şartlarında sıcaklıkların düştüğü dolayısıyla iletkenliğinde düştüğü mevsimlerde ürerler. genel olarak yağışlı mevsimler yani. taze suyla birlikte philetkenlik sıcaklık hepsi birden düşer ve üremeyi tetikler. ayrıca iletkenlik yumurtaların yapışmasına direk etkilidir. iletkenliğin dölleme ile lavraların serbest yüzüşe geçmesi arasındaki sürede ne gibi etkiler verdiği üzerine pek bir bilimsel çalışma yapılamamıştır. çünkü yumurtaların bu süreçte ne gibi değişimler yaşadığı biraz sır olarak kaldı. üretim esnasında üreticiye düşen görev doğal ortamı taklittir. ortamda düşük iletkenliği ön plana çıkarıyor. unutmamaız gerekn nokta doğada durum neyse bilinki en mükemmel durum odur. doğadaki denge en mükemmel biçimde yaratılmıştır. tabiki başka koşullarda üretim yapılır ancak bunda biraz şans faktörü ve bireylerin gen yapısı etki eder. dediğim gibi iletkenlik 100 150 ms civarında olmalı. bunun üstü mantarlaşmaya neden olur. yumurtaların tutunması tamamen iletkenlikle alakalıdır. ayrıca lavradan çıkan yavruların tutunmasıda iletkenlikle alakalıdır. bazen sağda solda okuyorum düşen yavruları bireylerin toplama eğilimi oluyor. bunun nedenide iletkenliktir. benim varsayımıma gelecek olursak (bu sadece tahmin bilimsel bir bilgiye dayanmıyor) iletkenlikle yumurtanın zar yapısı arassında bir ilişki var. bu ilişki sebebiylede yanlış iletkenlik değerleri mantarlaşmaya nedne oluyor. büyük discus üreticilerinin en çok dikkat ettiği konu iletkenlikdir. iletkenliği ölçtüğünüz cihazların kalibre ayarları neden 25c derecede yapılması gerektiğini söylüyor hiç düşündünüzmü? bunun nedeni iletkenlik sıcaklık ilişkisidir. ayrıca damcana sularda verilen değerlerde belli sıcaklıklarda verdiği değerdir. bunu isterseniz kendinizde deneyerek görebilirsiniz. umarım yardımcı olabilmişimdir.
aslında bu sıcaklık iletkenlik ilişkisini elektornik yada bilgisayar mühendisi arkadaşlar daha iyi açıklayabilirler. biraz sıcaklık elektrik ilişkisi durumu sözkonusu. cahilim bu konularda malesef. kusura bakmayın. aklımın bilgimin yettiğince ancak bukadar açıklayabiliyorum.
sıcaklıkla iletkenlik arasında orantı vardır. sıcaklık yükseldikçe iletkenlik artacaktır. burda genelde arkadaşlar osmos dan çıkan suyu ölçerek kullanıyor. ama akvaryum ortamında sıcaklık yüseldiğinden iletkenlikde yükseliyor. discus lar doğal şartlarında sıcaklıkların düştüğü dolayısıyla iletkenliğinde düştüğü mevsimlerde ürerler. genel olarak yağışlı mevsimler yani. taze suyla birlikte philetkenlik sıcaklık hepsi birden düşer ve üremeyi tetikler. ayrıca iletkenlik yumurtaların yapışmasına direk etkilidir. iletkenliğin dölleme ile lavraların serbest yüzüşe geçmesi arasındaki sürede ne gibi etkiler verdiği üzerine pek bir bilimsel çalışma yapılamamıştır. çünkü yumurtaların bu süreçte ne gibi değişimler yaşadığı biraz sır olarak kaldı. üretim esnasında üreticiye düşen görev doğal ortamı taklittir. ortamda düşük iletkenliği ön plana çıkarıyor. unutmamaız gerekn nokta doğada durum neyse bilinki en mükemmel durum odur. doğadaki denge en mükemmel biçimde yaratılmıştır. tabiki başka koşullarda üretim yapılır ancak bunda biraz şans faktörü ve bireylerin gen yapısı etki eder. dediğim gibi iletkenlik 100 150 ms civarında olmalı. bunun üstü mantarlaşmaya neden olur. yumurtaların tutunması tamamen iletkenlikle alakalıdır. ayrıca lavradan çıkan yavruların tutunmasıda iletkenlikle alakalıdır. bazen sağda solda okuyorum düşen yavruları bireylerin toplama eğilimi oluyor. bunun nedenide iletkenliktir. benim varsayımıma gelecek olursak (bu sadece tahmin bilimsel bir bilgiye dayanmıyor) iletkenlikle yumurtanın zar yapısı arassında bir ilişki var. bu ilişki sebebiylede yanlış iletkenlik değerleri mantarlaşmaya nedne oluyor. büyük discus üreticilerinin en çok dikkat ettiği konu iletkenlikdir. iletkenliği ölçtüğünüz cihazların kalibre ayarları neden 25c derecede yapılması gerektiğini söylüyor hiç düşündünüzmü? bunun nedeni iletkenlik sıcaklık ilişkisidir. ayrıca damcana sularda verilen değerlerde belli sıcaklıklarda verdiği değerdir. bunu isterseniz kendinizde deneyerek görebilirsiniz. umarım yardımcı olabilmişimdir.Dedikleriniz bence çok doğru sıcaklık mantarlaşmada bencede en büyük etken ben kendi tecrübeme göre 25 derecede en verimli yumurta çıkma yüzdesini yakalıyorum mantarlaşma hiç olmuyor nerdeyse yavrular biraz geç çıkıyor sadece.Saygılar...
Merhaba! Uyguladığınız sıcaklık kesinlikle doğru bir sıcaklıktır. Bilimsel araştırmalar amazonda yağmurlar sırasında sıcaklığın 25 derece civarına yavaş yavaş indiği ve kısa süredede büyüme besleme derecesi olan 29 30 derecelere çıktığını zaten anlatmaktadır. Bunuda siz uygulayarak daha başarılı sonuçlar elde ettiğinize göre sıcaklığın önemi birkez daha görülmektedir. Kayıpsız yavru büyütmenizi temenni ediyorum.
sıcaklıkla iletkenlik arasında orantı vardır. sıcaklık yükseldikçe iletkenlik artacaktır. burda genelde arkadaşlar osmos dan çıkan suyu ölçerek kullanıyor. ama akvaryum ortamında sıcaklık yüseldiğinden iletkenlikde yükseliyor. discus lar doğal şartlarında sıcaklıkların düştüğü dolayısıyla iletkenliğinde düştüğü mevsimlerde ürerler. genel olarak yağışlı mevsimler yani. taze suyla birlikte philetkenlik sıcaklık hepsi birden düşer ve üremeyi tetikler. ayrıca iletkenlik yumurtaların yapışmasına direk etkilidir. iletkenliğin dölleme ile lavraların serbest yüzüşe geçmesi arasındaki sürede ne gibi etkiler verdiği üzerine pek bir bilimsel çalışma yapılamamıştır. çünkü yumurtaların bu süreçte ne gibi değişimler yaşadığı biraz sır olarak kaldı. üretim esnasında üreticiye düşen görev doğal ortamı taklittir. ortamda düşük iletkenliği ön plana çıkarıyor. unutmamaız gerekn nokta doğada durum neyse bilinki en mükemmel durum odur. doğadaki denge en mükemmel biçimde yaratılmıştır. tabiki başka koşullarda üretim yapılır ancak bunda biraz şans faktörü ve bireylerin gen yapısı etki eder. dediğim gibi iletkenlik 100 150 ms civarında olmalı. bunun üstü mantarlaşmaya neden olur. yumurtaların tutunması tamamen iletkenlikle alakalıdır. ayrıca lavradan çıkan yavruların tutunmasıda iletkenlikle alakalıdır. bazen sağda solda okuyorum düşen yavruları bireylerin toplama eğilimi oluyor. bunun nedenide iletkenliktir. benim varsayımıma gelecek olursak (bu sadece tahmin bilimsel bir bilgiye dayanmıyor) iletkenlikle yumurtanın zar yapısı arassında bir ilişki var. bu ilişki sebebiylede yanlış iletkenlik değerleri mantarlaşmaya nedne oluyor. büyük discus üreticilerinin en çok dikkat ettiği konu iletkenlikdir. iletkenliği ölçtüğünüz cihazların kalibre ayarları neden 25c derecede yapılması gerektiğini söylüyor hiç düşündünüzmü? bunun nedeni iletkenlik sıcaklık ilişkisidir. ayrıca damcana sularda verilen değerlerde belli sıcaklıklarda verdiği değerdir. bunu isterseniz kendinizde deneyerek görebilirsiniz. umarım yardımcı olabilmişimdir.
Doğrusunuz. Sıcaklıkla iletkenlik arasında doğru ilişki vardır. Her birim sıcaklık artışı yaklaşık olarak 1,5-2 birimlik bir iletkenlik artışı sağlayacaktır (osmos çıkışlı sular hariç). Yani 3 derece sıcaklık arttırıldığında iletkenlik en fazla 6 birim kadar değişebilecektir ki bu da ihmal edilebilir bir değişim olacaktır. Yani 150 ms değeri, gelecektir 156 maksimum 160 ms değerine. Ancak bu kadarlık bir değişimin ne balıklar ne de yumurtaları üzerinde çok ciddi etkiler yaratacağını ben düşünmüyorum.
Belirttiğiniz gibi doğal ortamlarında bütün balıklar farklı değerlerde sularda yaşamaktadırlar. Ancak bizler tamamen yapay sulara alışmış, farklı değerlere sahip sularda doğal ortamları taklit yoluyla balık beslemekteyiz. Anayurdundan dün gelmiş balıklar değil, genelde hibrit türler beslediğimiz için doğal ortam taklitlerimizin birebir olmaması balıklarımız üzerinde ciddi etkiler yaratmamaktadır. Dolayısıla, amazonda yağmur mevsimi sonrasında iletkenlik değerinin 60-150 ms gibi değerlere düşmesi tabiki balıkların üreme güdülerini tetiklemektedir, ancak yağmur mevsiminde, suyun havalanması, kirliliğin ve sıcaklığın azalması, ph düşmesi gibi bir çok etken balıkların üremelerine neden olmaktadır. Sadece ısı ve iletkenlik tek başına yeterli ve etkili değildir.
Konumuza dönecek olursak, yüksek iletkenlik değerlerinde de optimum döllenme ve larva alınabilir. Ancak, bana göre en önemli etken ph dır. ph'ında iletkenlikte olduğu gibi sıcaklıkla doğrudan ilişkisi vardır. Sıcaklık değişimleri ph değişimlerini daha fazla etkilemekte ve yumurtalar için çok ciddi etkiler yaratmaktadır. Dolayısıyla, 1-2 derecelik sıcaklık değişimlerinin ph a olan etkisi ve dolayısıyla discuslara olan etkisi iletkenliğe nazaran daha keskin olmaktadır.
Yüksek ph (gh, kh gibi diğer değerlerinde değişmesine neden olacağı için), yumurtaların kabuklarının sertleşmesine neden olacağı için erkeğin dölleme işleminin başarısız olmasına neden olacaktır. Erkek döllemesini yapacak ama sertleşen kabuk yüzünden erkek sanki dölleyememiş gibi görünecektir. Sert kabuk kısaca döllenmeyi engelleyecek böylece bizim mantarlaşma dediğimiz bozulma meydana gelecektir. Aynı şekilde düşük ph durumunda da yumurtanın dış kabuğu yeterince sertleşemeyeceği için basınç etkisiyle yumurta çökebilecek, bozulabilecektir.
Yüksek ya da düşük iletkenlikte yumurtalardan büyük oranda verim alınabilirken, yüksek ya da düşük ph durumunda aynı verim alınamayacaktır. Belki forumlarda okuyanlar olmuştur. Bazı arkadaşlar 750-1200 gibi ms değerde discuslarından larva alıp büyütmüşlerdir. Ancak ben bugüne kadar 5,50-7,50 aralığı dışında bir kaç taneden fazla larva gören bir arkadaşımız olduğunu hatırlamıyorum ben.
Döllenme işlemindeki ph kadar önemli olan bir başka etken de akıntıdır. Dişinin yumurta dökmeye başlaması anında akvaryumda akıntı yaratabilecek her malzeme geçici olarak kapatılmalı ki erkeğin döktüğü spermler yumurtaların üzerlerine gidebilsin. Yoksa en mükemmel şartlar altında bile akıntılı bir akvaryumda yavru almak hayalden öteye çok geçemez.
Bu konuda ilk 5 kriter arasında akıntıyı ekleyerek Ali Ağır Bey ve Ali Osman Felek Bey'in görüşlerine büyük ölçüde katılmaktayım.
...
1.Erkeğin döl veriminin düşük olması
2.Suyun ph değeri
3.Suyun ms değeri
4.suyun ısı değeri
5.Suda bulunan bakteri florasının henüz oturmamış olması
6.Dişinin yumurta zarının ince olmasına bağlı olarak ,basınc farkı nedeniyle yumurtanın çatlaması
...
...
1-Dişinin yumurta enzim çalışma aralığı
2-suyun ph'ı
3-bakteri florası
4-suyun sıcaklığı
5-iletkenliği
99-erkeğin döl veriminin düşük olması.
...
Sudaki olası bir akıntı İhsan beyin dediği gibi döllenme şartlarının bozulmasına neden olur..
Bir diğeride benim konuda daha öncede belirttiğim ışığın etkisidir,, aydınlatma olan yada gün ışığı yada güneş ışığı ile direk temas eden tankta yumurtalarda mantarlaşma daha fazla olur, bunun nedenide mantarlaşmaya sebebiyet veren fungusların ışık olan ortamda daha hızlı çoğalmalarıdır...
...
Bir diğeride benim konuda daha öncede belirttiğim ışığın etkisidir,, aydınlatma olan yada gün ışığı yada güneş ışığı ile direk temas eden tankta yumurtalarda mantarlaşma daha fazla olur, bunun nedenide mantarlaşmaya sebebiyet veren fungusların ışık olan ortamda daha hızlı çoğalmalarıdır...
Yumurtlama döneminde metilen mavisi kullanmanın pek de dikkatimizi çekmeyen 2.nci faydası da ortaya çıkıyor.
Birincisi, ilaç olarak doğrudan mantarlaşmayı engellemesi için kullanıyoruz, İkincisi, suyu maviye boyaması dolayısıyla ışığı kırıp akvaryum içinde loşluk yaratıyor ve ışık fazlalaığı nedeniyle oluşabilecek mantarlaşmayı bir nebze de olsa bu yolla azaltıyor diyebiliriz.
vBulletin v3.8.1, Copyright ©2000-2012, Jelsoft Enterprises Ltd.