Discusmania
14-08-2008, 01:05
Trabzondaki discus camiamızın yeni cevheri Enis hocamın Konya ya gittiğini öğrendiğimde kafamda röportajı hazırladım, tarzını, insanlığın çok beğendiğim , saygı duyduğum Celal abi ile hoşça bir röportaj yaptım buyrun ;
E:Ö: Celal abi merhabalar,
C:A: merhaba
E.Ö: Celalettin Aksoy kimdir?
C.A: 1961 Konya Ereğli doğumluyum, ilk –orta-lise öğrenimime Ereğlide devam ettim, müziğe küçük yaşlardan beri ilgiliyim, 1991 yılında Diyarbakır devlet klasik Türk müziği korosunda göreve başladım, 1994 yılında Konya Türk tasavvuf müziği korosuna tayinen geldim, 1994 yılından itibaren discusla ilgilenmeye başladım 15 yıldır discusla uğraşmaktayım.
E.Ö:Bu zamana dek üretimin yapmış olduğunuz türler nelerdir ?
C.A: Brown, Brownsnakeskin, Red turkuaz, Brillant turkuaz, Red melon, Tangerine , Snake skin, Blue diamond, Pigeon varyasyonları
E.Ö: Üretimde kendinize ait türler varmıdır ?
C.A: Aksoy red, Brillant turkuaz, Brown alencer gibi türler var
E.Ö: Discus üretiminde başlıca esasınız, en önemli kriteriniz nedir ?
C.A: üretimde olmazsa olmazın ilki üretimini yapacak olduğum balığı kendimizin yetiştirmesinin gereğidir, bunun yanında su değerlerine azami ölçüde dikkat etmek ph 6-6.5 iletkenliğin 100-150 ms civarında olması , üretim yapılacak akvaryumun 80 litre civarında olması ama ben şu anda daha büyük hacimli akvaryumlar kullanıyorum, 20 litre akvaryum da da tatmin edici derecede yavru aldığımı bilirim ama tabiiki tavsiye edilecek bir durum değil bu. Üretimde dikkat ettiğim konulardan bir başkasıda anaçların sırtında yavru varken su kalitesinin bozulmaması ve hiç aşağıya düşürülmemesi ve yavrulara doğru zamanda artemia verilmesi, yemlemenin doğru zamanda yapılması ve anaçların sırtında iken yavruyu gözlemlemek. Yeri gelmişken hobici arkadaşlarıma bu konuda tavsiyede bulunmak isterim, hobiciler genelde anaçların sırtında bulunan yavruların beslendiğini sanır ama gözlem yaparak bu yavruların beslenip beslenmediğini ölçmez, anaçların ve yavruların beslenmesinde hiçbir şey sabit değildir, anaçları daha önceden nasıl hazırladığımızla yavru sayısı yemleme adedi ve zamanını değiştirebilir, o anki şartlara göre tespitimizi yapıp ona göre besleme yapmak durumundayız , artemia üçüncü – beşinci onuncu gün verilir olayına ben iştirak etmiyorum, anaçların sırtındaki yavruların durumuna göre bu belirlenir.
E.Ö: Beslenme ile ilgili olmazsa olmazlar nelerdir ?
C.A: Balığa yem atılıp çekilip gidilmemeli, yemleme bittikten sonra akvaryumun dibinin çekilerek temizlenmesi ve burası çok önemli bir sonraki yem saatine kadar o yemle ilgili kokunun akvaryumdan çekilip atılması gerekir , böylelikle balığın bir sonraki yemlemeyi iştah ile beklemesi sağlanır. Yetişkin discuslara günde 2 orta boy discuslara 3-4 kez yemleme yeterlidir.
E.Ö: Su değişim oranlarınız nelerdir ?
C.A: Su değişiminde sabit oran vermek doğru olmaz, tanktaki balık adedi, tankın su kapasitesi , filtrenin yüzey hacmi ve yemi attığımızda suyun içindeki amonyağın ne kadar zamanda ne oranda zıpladığı, bunun ne kadar zamanda nitrite dönüştüğü , nitritin de ne kadar zamanda nitrata dönüştüğü nitratından hangi orandan sonra balıklara zarar verecek olduğu noktası hesaplanarak su değişimleri yapılır, bu döngüyü hobiciler kendisi hesap edemediği sürece su değişimleri bence havada kalır, dolayısı ile bunların hesaplamasının yapılıp , ne kadar zamanda ve ne oranda su değişimi yapılacağına karar verilmelidir, örenğin 100 litrelik tankta 5 balık var ve biz 5 gram yem attık, bu yem ne kadar zamanda ve ne oranda nitrata sebebiyet veriyor ve bu nitrat ne kadar zamanda akvaryumdaki balıklar için tehlike arzedecek duruma geliyor bunların hesaplanarak su değişiminin yapılması gerekir, Erdalcığım bunları aynen yazmanı istiyorum.
E.Ö: İlginizi çeken ve akvaryumunuzda görmek istediğiniz discus türleri nelerdir ?
C.A: Vahşi ( F0) türlerinin hepsini ayırt etmeksizin seviyorum.
E.Ö: Ülkemiz hobicileri ile dünyadaki discus hobicilerini kıyaslayabilirmisiniz ?
C.A: Diğer ülkelerdeki hobiciler adına derinlemesine bir bilgiye sahip değilim ama görebildiğim kadarı ile akvaryum / filtre / filtrasyon malzemeleri olarak oldukça iyiler ve masraftan kaçınmıyorlar, ülkemizde de hobiciler alt yapıya yavaş yavaş önem vermeye başladı, ama kaliteli discus temini konusunda hala sıkıntılar bulunmakta , fazla paralar harcayıp güzel üretimhanler kuran hobicilerimiz aynı hassasiyeti kaliteli anaç discus alımında göstermiyorlar, bu çok önem arzeden bir husus eksi yanımız bu , kaliteli balığı hem tanımıyoruz , getirip üretimhanelerimize koyamıyoruz dolayısı ile ne kadar kaliteli üretimhane yaparsak yapalım damızlıklarımız kaliteli değilse oradan güzel şeyler çıkarmak mümkün değil ama ilersi için elbette bizim ülkemizden de yarışma kazanacak balıklar olacak bu yüzden ben ilerisi için umutluyum, ne zaman elimizde kaliteli F0,F1,F2 discuslar olursa o zaman kendimize ait balıklar çıkararak söz sahibi oluruz , popüler üretilmiş , günlük popüler discusları alarak ve onları üreterek bir yerlere varmamız çok zor.
E.Ö: Ülkemizin discus hobisindeki artı ve eksileri nelerdir ?
C.A: En büyük avantajımız suyumuzun ucuz olması , benim görebildiğim kadarı ile avrupada çekler ülkeleri soğuk olmasına rağmen iyi durumda , alt yapısı düzgün üretimhaneler kurulduğunda elektrik maliyetlerini asgariye indirebiliriz ve yarışabilecek balıklar üretebiliriz, hatta uzakdoğunun15-20 saatte avrupaya göndermiş olduğu balıkları biz buradan 3 saatte gönderebiliriz, buda bizim avantajımızdır, onların standardına gelmemeiz için hiçbir neden yok, yalnız işi bilen arkadaşlarımızda genel olarak maddi sorun var, bu işi daha amatörce takip eden arkadaşlarımızda da yeterli maddi imkanlar olduğunu görüyorum , herkes tek başına bu işe soyunduğu için ve bilgi ile sermaye bir araya gelmediği sürece bir şeylerin ortaya çıkması da uzak ihtimal olur.
E.Ö: Discus asya-avrupa ve amerikada üretilmekte , kıyaslama yaparmısınız?
C.A: Görünüş itibarı ile Asya önde duruyor, ama düne kadar Asya ya bu işi öğreten konumunda Avrupa idi , Asyanın üretim maliyetlerinin düşük olması sonucunda Asya bu işi oldukça fazla ilgi gösterdi ve discusun bir çok varyasyonlarını ürettiler ama gerçek manada discus bence Avrupa da dır.
E.Ö: DFC hakkında görüşleriniz nelerdir ?
C.A: Sadece DFC değil, DFC güzel bir hizmet yapmakla birlikte dergi ve diğer siteler de hobiye katkıda bulunmakta ve ciddi bir hizmet yapmakta. Daha iyisi olamaz mı? Tabiiki olur, ilk adım maksadı ile ben hiç birini birbirinden ayırt etmeden destekliyorum, çünkü buradaki arkadaşlar ciddi olarak kendi özverileri ile çalışmaktalar, herkesin derdine derman olmaya çalışıyorlar, bir dönem biliyoruz ki akvaryumculardan bilgi öğrenmek gayet zor idi ,balık yaşatabilmek zor idi, internet platformunda herkesin bir biri ile yardımlaşması ile discus hem daha rahat bakılıyor , hem rahat biçimde üretiliyor, benim arzum odur ki, ileride amatör olarak yarışmalar yapılıp, ödüllerin insanları baştan çıkarıcı olmayıp en azından birincilik sertifikalarının verildiği yarışmaların yapılarak insanların hırslandırılmadan , birbirleri ile karşı karşıya getirilmeden saygı kuralları içinde küçük çaplı yarışmalar yapılır ise insanlar ürettikleri balıkları getirerek boy göstermesi discusta ülkemiz adına bir atılım olacaktır, tam bu noktada benim de DFC den beklentim bu, bu işi yaparken aceleci davranılmayacak , sonuçta başarının gelmemesi için hiçbir sebep yok.
E.Ö: Discuslarınıza kullandığınız karışım hakkında bilgi verirmisiniz ?
C.A: Şu an ben yemlerimde bonfile, balık eti , çok az miktarda yürek , karides ,ıspanak , bezelye kullanıyorum, bunarın yanı sıra white worms verilebilir, bahçe solucanı verilebilir, dondurulmuş yemler çeşitlilik adına verilebilir, ama ana yemimiz evde hazırladığımız mama olmalıdır , buna ilaveten uzun zamandır kullandığım tetra bits bulunmaktadır , bunlarzaten bir çok hobicinin bildiği ve uyguladığı şeyler.
E.Ö: Canlı yeme bakış açınız nedir ?
C.A: Hiçbir zaman negatif bakış açısına sahip olmadım , yeterki bu yemler discusa verilebilecek hijyende yetiştirilmiş olsun, canlı yem discuslara gayet tabii verilebilir, bizim ülkemizde canlı yem deyince genelde akla tubifeks gelir, tubifekste fabrika atıkları ve lağım atıklarının bulunduğu bölgelerden elde edilir , bünyesinde ağır metaller ve parazitler taşırlar, bunları parazitten veya virüslerden arındırmak mümkün olsa da etlerine geçmiş olan bu ağır metaller discusların karaciğerinde birikme yapar ve discusun etine geçer, bu da karaciğerin erken iflas etmesine sebep olur bu nedenle bu tür yerlerden temin edilen tubifekslerin kullanılmasını tavsiye etmiyorum ama zaman zaman temiz sularda yetişen tubifekslerde olabiliyor bunların alınıp verilmesinde sakınca görmüyorum , su piresinde aşırı protozoalar var dolayısı ile su pireside tehlikeli oluyor fakat su piresi kültür olarak hazırlanıp verilirse hiçbir sorun teşkil etmeyecektir.
E.Ö: Ecza dolabınızda neler vardır ?
C.A: Düne kadar metrajil olurdu iç parazit için , onun haricinde ecza dolabımda başka bir şey yok desem yalan söylemiş olmam çünkü ben balığı hastalandırmamayı kendime hedef edinmişimdir. Bende en fazla olabilecek olan hastalık zaman zaman iç parazit oluyor, onu da ilaç ile tedavi ederim onun haricinde başka bir problemle karşılaşmadığım için ecza dolabımda boş olur.
E.Ö: Tedbir amaçlı ne uygulamalar yaparsınız ?
C.A: Koruyucu ilaçların akvaryuma koyulmasına karşıyım, tedbir amaçlı ilaçlama uygulaması yapmam, çünkü suyun içinde patojenler olmadığı müddetçe balıklarınız için sıkıntı çıkmayacaktır, tedbir amaçlı ozmoz filtrelerimin önüne karbon filtreler koyup onları da zamanla değişirim, veya çeşme suyu kullanacak olursam karbon filtreden geçirmem bana yeterli geliyor , çok eskiden Almanya ‘dan getirmiş olduğum bir UV filtre vardı 4-5 saat kullandım onu, ihtiyaç duymuyorum.
E.Ö: Celalettin Aksoy, bilgi birikimlerini türk discus hobicileri ile kitap bazında paylaşmayacakmı?
C.A: Bu işi öğrenmemde bana yardımcı olan Nejat beyde latife ederek bunun kitabını yazacak hale geldin diyor ise de ben kendimi kitap yazacak seviyede görmüyorum açıkcası, benimde öğreneceğim bir çok şey var, bu işi bırakırken en azından bir discus el kitabı yazabilirim, ama ona da daha çok vakit var , çünkü hala halen daha bir çok şeyleri denediğim bir laboratuar gibidir üretimhanem, bunları denemek te bana zevk veriyor, bu denemeleri yaparken beklide bir çok kişinin aklına gelmeyecek bir şeyleri de bulabilirim buda bana son derece zevk verir veya son derece amatör bir discus severden de bir şeyler öğrenebilirim , öğrenme kompleksim yoktur yani, elime geçen bir fotoğraftan da bir çok şey öğrendiğim olmuştur zamanında, mühim olan nokta kompleksiz olarak insanlar ile diyaloğa girip , onların üretimhanelerini görüp, sorular sormak, bunlar gerek bir şeyler öğrenebilmek gerekse bir zamanlar öğrenmiş olduklarımı tekrar etmek adına, beni zinde tutaronun içinde öğrenmeye hiçbir zaman kapalı değilim. Discusa yeni başlayan biri ne kadar çok bilgi öğrenirse o kadar çok hata yapma ihtimali de var, bilgiyi sindire sindire ve zamana yayarak uygulamalı, bir çok amatörden mail alıyorum 2 ay içinde bir çok şeyi deneyen , çok kısa sürede bir çok şeyi öğrenmeye çalışmakta hataya neden olabiliyor, eski tecrübeyi bir tarafa atmadan onun üzerine koyarak gidilmeli , discusta bilgi kirliliği var, discusu, faunasını tanımadan akvaryumcuların durumunu bilmeden bilgileri karıştıran hobici kesinlikle hata yapıyor.
E.Ö: Celalettin Aksoy’un hedefleri nelerdir ?
C.A: Artık hibrit üretimlerden vazgeçip tamamen F0 ve F1 discusları üretip kendi adımdan ve ülkemizin adından söz ettirecek varyasyonlar üretip bu alanda başarı sağladığım takdirde kendi anaçlarımı kendim üretip kendime ait türleri çıkarabilmek veya bilinen türleri kendi üretimhanemde üretmek istiyorum bunları başardıktan sonra inşallah Duisburg veya Aquarama da göstererek ve kendi sitemde tanıtarak bu balıkları yarışmalara götürerek hem kendimi hem ülkemi temsil ederek adımı duyurmak istiyorum ama bunları yaparken çok büyük bir maddi kazanç şüphesiz beklemiyorum, bu benim neleri başarıp/başaramadığımın bir göstergesi olacak, hedefim kendimle yarışmak olmuştur her zaman.
E.Ö: Celal abi, bu güzel ve faydalı sohbet için teşekkür ederim,
C.A: Erdalcım ben teşekkür ederim, son olarak discusfunclub ailesine teşekkür eder ve bütün üyelerine hobide başarılar dilerim işlerimin yoğunluğu nedeni ile sık giremesem de gönlüm hep onlar ile birlikte ….
http://img230.imageshack.us/img230/9650/caor8.jpg (http://imageshack.us)
http://img111.imageshack.us/img111/7876/caewa1.jpg (http://imageshack.us)
Konya Akvaristler Derneği üyeleri ile faydalı sohbetler esnasında . . . .
http://img111.imageshack.us/img111/7357/derneklh3.jpg (http://imageshack.us)
E:Ö: Celal abi merhabalar,
C:A: merhaba
E.Ö: Celalettin Aksoy kimdir?
C.A: 1961 Konya Ereğli doğumluyum, ilk –orta-lise öğrenimime Ereğlide devam ettim, müziğe küçük yaşlardan beri ilgiliyim, 1991 yılında Diyarbakır devlet klasik Türk müziği korosunda göreve başladım, 1994 yılında Konya Türk tasavvuf müziği korosuna tayinen geldim, 1994 yılından itibaren discusla ilgilenmeye başladım 15 yıldır discusla uğraşmaktayım.
E.Ö:Bu zamana dek üretimin yapmış olduğunuz türler nelerdir ?
C.A: Brown, Brownsnakeskin, Red turkuaz, Brillant turkuaz, Red melon, Tangerine , Snake skin, Blue diamond, Pigeon varyasyonları
E.Ö: Üretimde kendinize ait türler varmıdır ?
C.A: Aksoy red, Brillant turkuaz, Brown alencer gibi türler var
E.Ö: Discus üretiminde başlıca esasınız, en önemli kriteriniz nedir ?
C.A: üretimde olmazsa olmazın ilki üretimini yapacak olduğum balığı kendimizin yetiştirmesinin gereğidir, bunun yanında su değerlerine azami ölçüde dikkat etmek ph 6-6.5 iletkenliğin 100-150 ms civarında olması , üretim yapılacak akvaryumun 80 litre civarında olması ama ben şu anda daha büyük hacimli akvaryumlar kullanıyorum, 20 litre akvaryum da da tatmin edici derecede yavru aldığımı bilirim ama tabiiki tavsiye edilecek bir durum değil bu. Üretimde dikkat ettiğim konulardan bir başkasıda anaçların sırtında yavru varken su kalitesinin bozulmaması ve hiç aşağıya düşürülmemesi ve yavrulara doğru zamanda artemia verilmesi, yemlemenin doğru zamanda yapılması ve anaçların sırtında iken yavruyu gözlemlemek. Yeri gelmişken hobici arkadaşlarıma bu konuda tavsiyede bulunmak isterim, hobiciler genelde anaçların sırtında bulunan yavruların beslendiğini sanır ama gözlem yaparak bu yavruların beslenip beslenmediğini ölçmez, anaçların ve yavruların beslenmesinde hiçbir şey sabit değildir, anaçları daha önceden nasıl hazırladığımızla yavru sayısı yemleme adedi ve zamanını değiştirebilir, o anki şartlara göre tespitimizi yapıp ona göre besleme yapmak durumundayız , artemia üçüncü – beşinci onuncu gün verilir olayına ben iştirak etmiyorum, anaçların sırtındaki yavruların durumuna göre bu belirlenir.
E.Ö: Beslenme ile ilgili olmazsa olmazlar nelerdir ?
C.A: Balığa yem atılıp çekilip gidilmemeli, yemleme bittikten sonra akvaryumun dibinin çekilerek temizlenmesi ve burası çok önemli bir sonraki yem saatine kadar o yemle ilgili kokunun akvaryumdan çekilip atılması gerekir , böylelikle balığın bir sonraki yemlemeyi iştah ile beklemesi sağlanır. Yetişkin discuslara günde 2 orta boy discuslara 3-4 kez yemleme yeterlidir.
E.Ö: Su değişim oranlarınız nelerdir ?
C.A: Su değişiminde sabit oran vermek doğru olmaz, tanktaki balık adedi, tankın su kapasitesi , filtrenin yüzey hacmi ve yemi attığımızda suyun içindeki amonyağın ne kadar zamanda ne oranda zıpladığı, bunun ne kadar zamanda nitrite dönüştüğü , nitritin de ne kadar zamanda nitrata dönüştüğü nitratından hangi orandan sonra balıklara zarar verecek olduğu noktası hesaplanarak su değişimleri yapılır, bu döngüyü hobiciler kendisi hesap edemediği sürece su değişimleri bence havada kalır, dolayısı ile bunların hesaplamasının yapılıp , ne kadar zamanda ve ne oranda su değişimi yapılacağına karar verilmelidir, örenğin 100 litrelik tankta 5 balık var ve biz 5 gram yem attık, bu yem ne kadar zamanda ve ne oranda nitrata sebebiyet veriyor ve bu nitrat ne kadar zamanda akvaryumdaki balıklar için tehlike arzedecek duruma geliyor bunların hesaplanarak su değişiminin yapılması gerekir, Erdalcığım bunları aynen yazmanı istiyorum.
E.Ö: İlginizi çeken ve akvaryumunuzda görmek istediğiniz discus türleri nelerdir ?
C.A: Vahşi ( F0) türlerinin hepsini ayırt etmeksizin seviyorum.
E.Ö: Ülkemiz hobicileri ile dünyadaki discus hobicilerini kıyaslayabilirmisiniz ?
C.A: Diğer ülkelerdeki hobiciler adına derinlemesine bir bilgiye sahip değilim ama görebildiğim kadarı ile akvaryum / filtre / filtrasyon malzemeleri olarak oldukça iyiler ve masraftan kaçınmıyorlar, ülkemizde de hobiciler alt yapıya yavaş yavaş önem vermeye başladı, ama kaliteli discus temini konusunda hala sıkıntılar bulunmakta , fazla paralar harcayıp güzel üretimhanler kuran hobicilerimiz aynı hassasiyeti kaliteli anaç discus alımında göstermiyorlar, bu çok önem arzeden bir husus eksi yanımız bu , kaliteli balığı hem tanımıyoruz , getirip üretimhanelerimize koyamıyoruz dolayısı ile ne kadar kaliteli üretimhane yaparsak yapalım damızlıklarımız kaliteli değilse oradan güzel şeyler çıkarmak mümkün değil ama ilersi için elbette bizim ülkemizden de yarışma kazanacak balıklar olacak bu yüzden ben ilerisi için umutluyum, ne zaman elimizde kaliteli F0,F1,F2 discuslar olursa o zaman kendimize ait balıklar çıkararak söz sahibi oluruz , popüler üretilmiş , günlük popüler discusları alarak ve onları üreterek bir yerlere varmamız çok zor.
E.Ö: Ülkemizin discus hobisindeki artı ve eksileri nelerdir ?
C.A: En büyük avantajımız suyumuzun ucuz olması , benim görebildiğim kadarı ile avrupada çekler ülkeleri soğuk olmasına rağmen iyi durumda , alt yapısı düzgün üretimhaneler kurulduğunda elektrik maliyetlerini asgariye indirebiliriz ve yarışabilecek balıklar üretebiliriz, hatta uzakdoğunun15-20 saatte avrupaya göndermiş olduğu balıkları biz buradan 3 saatte gönderebiliriz, buda bizim avantajımızdır, onların standardına gelmemeiz için hiçbir neden yok, yalnız işi bilen arkadaşlarımızda genel olarak maddi sorun var, bu işi daha amatörce takip eden arkadaşlarımızda da yeterli maddi imkanlar olduğunu görüyorum , herkes tek başına bu işe soyunduğu için ve bilgi ile sermaye bir araya gelmediği sürece bir şeylerin ortaya çıkması da uzak ihtimal olur.
E.Ö: Discus asya-avrupa ve amerikada üretilmekte , kıyaslama yaparmısınız?
C.A: Görünüş itibarı ile Asya önde duruyor, ama düne kadar Asya ya bu işi öğreten konumunda Avrupa idi , Asyanın üretim maliyetlerinin düşük olması sonucunda Asya bu işi oldukça fazla ilgi gösterdi ve discusun bir çok varyasyonlarını ürettiler ama gerçek manada discus bence Avrupa da dır.
E.Ö: DFC hakkında görüşleriniz nelerdir ?
C.A: Sadece DFC değil, DFC güzel bir hizmet yapmakla birlikte dergi ve diğer siteler de hobiye katkıda bulunmakta ve ciddi bir hizmet yapmakta. Daha iyisi olamaz mı? Tabiiki olur, ilk adım maksadı ile ben hiç birini birbirinden ayırt etmeden destekliyorum, çünkü buradaki arkadaşlar ciddi olarak kendi özverileri ile çalışmaktalar, herkesin derdine derman olmaya çalışıyorlar, bir dönem biliyoruz ki akvaryumculardan bilgi öğrenmek gayet zor idi ,balık yaşatabilmek zor idi, internet platformunda herkesin bir biri ile yardımlaşması ile discus hem daha rahat bakılıyor , hem rahat biçimde üretiliyor, benim arzum odur ki, ileride amatör olarak yarışmalar yapılıp, ödüllerin insanları baştan çıkarıcı olmayıp en azından birincilik sertifikalarının verildiği yarışmaların yapılarak insanların hırslandırılmadan , birbirleri ile karşı karşıya getirilmeden saygı kuralları içinde küçük çaplı yarışmalar yapılır ise insanlar ürettikleri balıkları getirerek boy göstermesi discusta ülkemiz adına bir atılım olacaktır, tam bu noktada benim de DFC den beklentim bu, bu işi yaparken aceleci davranılmayacak , sonuçta başarının gelmemesi için hiçbir sebep yok.
E.Ö: Discuslarınıza kullandığınız karışım hakkında bilgi verirmisiniz ?
C.A: Şu an ben yemlerimde bonfile, balık eti , çok az miktarda yürek , karides ,ıspanak , bezelye kullanıyorum, bunarın yanı sıra white worms verilebilir, bahçe solucanı verilebilir, dondurulmuş yemler çeşitlilik adına verilebilir, ama ana yemimiz evde hazırladığımız mama olmalıdır , buna ilaveten uzun zamandır kullandığım tetra bits bulunmaktadır , bunlarzaten bir çok hobicinin bildiği ve uyguladığı şeyler.
E.Ö: Canlı yeme bakış açınız nedir ?
C.A: Hiçbir zaman negatif bakış açısına sahip olmadım , yeterki bu yemler discusa verilebilecek hijyende yetiştirilmiş olsun, canlı yem discuslara gayet tabii verilebilir, bizim ülkemizde canlı yem deyince genelde akla tubifeks gelir, tubifekste fabrika atıkları ve lağım atıklarının bulunduğu bölgelerden elde edilir , bünyesinde ağır metaller ve parazitler taşırlar, bunları parazitten veya virüslerden arındırmak mümkün olsa da etlerine geçmiş olan bu ağır metaller discusların karaciğerinde birikme yapar ve discusun etine geçer, bu da karaciğerin erken iflas etmesine sebep olur bu nedenle bu tür yerlerden temin edilen tubifekslerin kullanılmasını tavsiye etmiyorum ama zaman zaman temiz sularda yetişen tubifekslerde olabiliyor bunların alınıp verilmesinde sakınca görmüyorum , su piresinde aşırı protozoalar var dolayısı ile su pireside tehlikeli oluyor fakat su piresi kültür olarak hazırlanıp verilirse hiçbir sorun teşkil etmeyecektir.
E.Ö: Ecza dolabınızda neler vardır ?
C.A: Düne kadar metrajil olurdu iç parazit için , onun haricinde ecza dolabımda başka bir şey yok desem yalan söylemiş olmam çünkü ben balığı hastalandırmamayı kendime hedef edinmişimdir. Bende en fazla olabilecek olan hastalık zaman zaman iç parazit oluyor, onu da ilaç ile tedavi ederim onun haricinde başka bir problemle karşılaşmadığım için ecza dolabımda boş olur.
E.Ö: Tedbir amaçlı ne uygulamalar yaparsınız ?
C.A: Koruyucu ilaçların akvaryuma koyulmasına karşıyım, tedbir amaçlı ilaçlama uygulaması yapmam, çünkü suyun içinde patojenler olmadığı müddetçe balıklarınız için sıkıntı çıkmayacaktır, tedbir amaçlı ozmoz filtrelerimin önüne karbon filtreler koyup onları da zamanla değişirim, veya çeşme suyu kullanacak olursam karbon filtreden geçirmem bana yeterli geliyor , çok eskiden Almanya ‘dan getirmiş olduğum bir UV filtre vardı 4-5 saat kullandım onu, ihtiyaç duymuyorum.
E.Ö: Celalettin Aksoy, bilgi birikimlerini türk discus hobicileri ile kitap bazında paylaşmayacakmı?
C.A: Bu işi öğrenmemde bana yardımcı olan Nejat beyde latife ederek bunun kitabını yazacak hale geldin diyor ise de ben kendimi kitap yazacak seviyede görmüyorum açıkcası, benimde öğreneceğim bir çok şey var, bu işi bırakırken en azından bir discus el kitabı yazabilirim, ama ona da daha çok vakit var , çünkü hala halen daha bir çok şeyleri denediğim bir laboratuar gibidir üretimhanem, bunları denemek te bana zevk veriyor, bu denemeleri yaparken beklide bir çok kişinin aklına gelmeyecek bir şeyleri de bulabilirim buda bana son derece zevk verir veya son derece amatör bir discus severden de bir şeyler öğrenebilirim , öğrenme kompleksim yoktur yani, elime geçen bir fotoğraftan da bir çok şey öğrendiğim olmuştur zamanında, mühim olan nokta kompleksiz olarak insanlar ile diyaloğa girip , onların üretimhanelerini görüp, sorular sormak, bunlar gerek bir şeyler öğrenebilmek gerekse bir zamanlar öğrenmiş olduklarımı tekrar etmek adına, beni zinde tutaronun içinde öğrenmeye hiçbir zaman kapalı değilim. Discusa yeni başlayan biri ne kadar çok bilgi öğrenirse o kadar çok hata yapma ihtimali de var, bilgiyi sindire sindire ve zamana yayarak uygulamalı, bir çok amatörden mail alıyorum 2 ay içinde bir çok şeyi deneyen , çok kısa sürede bir çok şeyi öğrenmeye çalışmakta hataya neden olabiliyor, eski tecrübeyi bir tarafa atmadan onun üzerine koyarak gidilmeli , discusta bilgi kirliliği var, discusu, faunasını tanımadan akvaryumcuların durumunu bilmeden bilgileri karıştıran hobici kesinlikle hata yapıyor.
E.Ö: Celalettin Aksoy’un hedefleri nelerdir ?
C.A: Artık hibrit üretimlerden vazgeçip tamamen F0 ve F1 discusları üretip kendi adımdan ve ülkemizin adından söz ettirecek varyasyonlar üretip bu alanda başarı sağladığım takdirde kendi anaçlarımı kendim üretip kendime ait türleri çıkarabilmek veya bilinen türleri kendi üretimhanemde üretmek istiyorum bunları başardıktan sonra inşallah Duisburg veya Aquarama da göstererek ve kendi sitemde tanıtarak bu balıkları yarışmalara götürerek hem kendimi hem ülkemi temsil ederek adımı duyurmak istiyorum ama bunları yaparken çok büyük bir maddi kazanç şüphesiz beklemiyorum, bu benim neleri başarıp/başaramadığımın bir göstergesi olacak, hedefim kendimle yarışmak olmuştur her zaman.
E.Ö: Celal abi, bu güzel ve faydalı sohbet için teşekkür ederim,
C.A: Erdalcım ben teşekkür ederim, son olarak discusfunclub ailesine teşekkür eder ve bütün üyelerine hobide başarılar dilerim işlerimin yoğunluğu nedeni ile sık giremesem de gönlüm hep onlar ile birlikte ….
http://img230.imageshack.us/img230/9650/caor8.jpg (http://imageshack.us)
http://img111.imageshack.us/img111/7876/caewa1.jpg (http://imageshack.us)
Konya Akvaristler Derneği üyeleri ile faydalı sohbetler esnasında . . . .
http://img111.imageshack.us/img111/7357/derneklh3.jpg (http://imageshack.us)